Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif Şafak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2012 Salı

46-BİT PALAS -ELİF ŞAFAK

Doğan Kitap
2009 Baskı-379 sayfa


Elif Şafak yazınca okuyorum, okutuyor kendini çünkü:)

Kelime oyunları ile bambaşka dünyaların kapılarını açıyor.

Hele bambaşka hayatları anlatması yok mu?

Kendimi anlattığı mekanda , anlattığı kişilerin içinde buluveriyorum adeta.Sanki o kişilerle yaşıyormuşum gibi hissettiriyor.

Elif Şafak severim , bu kitabını da sevdim:) 

Bambaşka hayatları , değişik kelime oyunları ile harmanlamış.

İlginçti...



29 Mart 2012 Perşembe

30-SİYAH SÜT - ELİF ŞAFAK

Doğan Kitap
2007 Basım-303 Sayfa
81. Baskı

Bugüne kadar okuduğum hiç bir kitap beni anlatmamıştı....

Daha önce pek çok kereler söylemişliğim vardır; ben yazamam daha çok okurum.Ama yazsaydım, yazabilseydim kendimi , bu kitap çıkardı ortaya.

Gerçi Elif Şafak bambaşka bir şeyi, postnatal depresyonu, anlatmak için yazmış kitabı ama kitap kesinlikle bir otobiyografi.Yani kendini anlatmış.

Aslında yalan söyleyemem, ben otobiyografi sevmem pek, objektif bulmam yazarı kendini anlatırken.

Belki de bu sebepten yani kitapta Elif Şafak kendini değil , beni anlattığı için  çok sevdim.

İçindeki çelişkileri ufak , farklı kadınlarla ifade etmiş ya yazar , aslında benim kelimelere dökemediklerimin tam karşılıkları olmuş.
Bu arada anne olmanın , mükemmel olmakla aynı değerde görüldüğü halde aslında pek te öyle olmadığı, anne olmanın kusmukla, ağlamayla ister hazır, ister değil mücadele etmek olduğunu anlatmış ki sonuna kadar katılıyorum.AAa ne güzel erken anne olmuşsun diyenlere her zaman söylediğim şeydir , hayatımda ilk ve tek defa depresyona doğum sonrası girdim ...Bunu kabullendim ve ne zaman geçtiğini hatırlamıyorum ama kesinlikle hiç bir tedavi görmeden geldiği gibi kendiliğinden gitti , tıpkı Elif Hanım'daki gibi....

Çok net söyleyebilirim, bir kitap yazsa idim yaşadıklarımı anlatan , hayatımın en önemli olayını doğum olarak algılardım ve bu kitap çıkardı ortaya.

Çok kısa da bir alıntı:

"Ancak zamanı gelince , yani ben tamam olunca çıktım o kuyudan.İşin doğrusu bu.Nasıl ki 24 saat sürüyorsa bir gün yada 7 gün sürüyorsa 1 hafta ya da belli bir müddeti varsa güz mevsiminin ...Nasıl ki önceden belirlenmişse kaç günde çıkacağı kozadan ipek böceğinin ya da ne zaman boy verip açacağı toprağa ekilen bir tohumun....."



11 Ocak 2012 Çarşamba

5.Araf - Elif Şafak

ARAF
-
ELİF ŞAFAK
Doğan Kitap
385 Sayfa-2010 Basım
(40 Baskı yapmış)
Çeviri:Aslı BİÇEN(yazar ile)

Elif Şafak okumaya Aşk'la başlamıştım, Baba ve Piç'le devam ettim, şimdi Araf.
Aslında ne söylesem bu kitap için bilemiyorum, karamsar ruh hali ile dolu bir avuç insanın hayatlarının 400 sayfaya sığdırılışı ama acayip kelime oyunları ile.
Galiba bu kitapta en sevdiğim şeydi kelime oyunları, Elif hanım itina ile kurmuş cümleleri ve kelimelerle adeta dans etmiş.

Çarpanlar:
"El-farah seb'ate eyyam vel huzn tulul ömr."
"...Atalet ayyaşlıkla akrabadır.İçine bir daldın mı nerede duracağını bilmeden, neden durman gerektiğine akıl erdiremeden gömüldükçe gömülürsün ritmine."

ARKA KAPAK
Kim gerçek yabancı - bir ülkede yaşayıp başka bir yere ait olduğunu bilen mi, yoksa kendi ülkesinde yabancı hayatı sürüp, ait olacak başka bir yeri de olmayan mı?
İsimlerin yabancı memleketlere ayak uydurma sürecinde muhakkak bir şeyler eksilir - bazen bir nokta, bazen bir harf ya da vurgu. Yabancının isminin başına gelenler pişmiş tavuğun olmasa da ğişmiş ıspanağın başına gelenlere benzer - ana malzemeye yeni bir tat eklenmesine eklenmiştir de kalıpta gözle görülür bir çekme olmuştur bu arada. Yabancı işte ilk bu fireyi vermeyi öğrenir. Yabancı bir ülkede yaşamnın birinci icabı insanın en aşina olduğu şeye, ismine yabancılaşmasıdır

24 Eylül 2011 Cumartesi









ELİF ŞAFAK-İskender



Doğan Kitap
443 Sayfa -Ağustos 2011 Basım-Omca A. Korugan yazar ile birlikte çevirmiş.


Evet İskender de bitti.Ben, gerçekten sürükleyici , güzel buldum ve inanılmaz keyif aldım.
Maeve Binchy okumuş olanlar bilir; tarz olarak benzerlikler  var .
Beni en çok etkileyen , düşündüren ve hayatım boyunca duyduğum (okuduğum) en anlamlı sözlerden biridir.''Ahenk varsa içinde en berbat yer bile sana vaha olur, ahenk yoksa cennette bile rahat edemezsin.''


Bütün yapılan negatif eleştirilere, kötü yorumlara rağmen Elif Şafak iyi bir yazar ve bu kitabı da oldukça etkileyici.Yazarın kitabı yazabilmek adına yurt dışında yaşaması, bize anlatımının neden bu kadar gerçekçi olduğu konusunda fikir verebilir.Eğer emeğe saygınız varsa ve iyi bir okursanız bu kitabı okumalısınız ve muhakkak kitaplığınızda bulunmalı.



Arka Kapak:



Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır...
En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...

Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe...
Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece..