Doğan Kitap
2007 Basım-303 Sayfa
81. Baskı
Bugüne kadar okuduğum hiç bir kitap beni anlatmamıştı....
Daha önce pek çok kereler söylemişliğim vardır; ben yazamam daha çok okurum.Ama yazsaydım, yazabilseydim kendimi , bu kitap çıkardı ortaya.
Gerçi Elif Şafak bambaşka bir şeyi, postnatal depresyonu, anlatmak için yazmış kitabı ama kitap kesinlikle bir otobiyografi.Yani kendini anlatmış.
Aslında yalan söyleyemem, ben otobiyografi sevmem pek, objektif bulmam yazarı kendini anlatırken.
Belki de bu sebepten yani kitapta Elif Şafak kendini değil , beni anlattığı için çok sevdim.
İçindeki çelişkileri ufak , farklı kadınlarla ifade etmiş ya yazar , aslında benim kelimelere dökemediklerimin tam karşılıkları olmuş.
Bu arada anne olmanın , mükemmel olmakla aynı değerde görüldüğü halde aslında pek te öyle olmadığı, anne olmanın kusmukla, ağlamayla ister hazır, ister değil mücadele etmek olduğunu anlatmış ki sonuna kadar katılıyorum.AAa ne güzel erken anne olmuşsun diyenlere her zaman söylediğim şeydir , hayatımda ilk ve tek defa depresyona doğum sonrası girdim ...Bunu kabullendim ve ne zaman geçtiğini hatırlamıyorum ama kesinlikle hiç bir tedavi görmeden geldiği gibi kendiliğinden gitti , tıpkı Elif Hanım'daki gibi....
Çok net söyleyebilirim, bir kitap yazsa idim yaşadıklarımı anlatan , hayatımın en önemli olayını doğum olarak algılardım ve bu kitap çıkardı ortaya.
Çok kısa da bir alıntı:
"Ancak zamanı gelince , yani ben tamam olunca çıktım o kuyudan.İşin doğrusu bu.Nasıl ki 24 saat sürüyorsa bir gün yada 7 gün sürüyorsa 1 hafta ya da belli bir müddeti varsa güz mevsiminin ...Nasıl ki önceden belirlenmişse kaç günde çıkacağı kozadan ipek böceğinin ya da ne zaman boy verip açacağı toprağa ekilen bir tohumun....."