Doğan Cüceloğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğan Cüceloğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2022 Pazartesi

KISA KISA 2022

Selam blog dostu, 

yine bir toplama, toplanma, ay neler neler okudum, vay neler izledim, aman da nerelere gittim, bakalım neler ettim postuna hoş geldiniz.

Malum yıl sonu bilançolarım vardı eskiden ama onu bir postta toplamak çok zor olacak benim için, o sebepten bundan sonra ay ay gidelim bu özet geçmeleri. Bu şekil de denedim anacım, kaç yıl oldu buradayız, yaza boza bir hal olduk en iyi nasıl olur diye sonunda kafamıza göre takılmaya karar verdik, verdim yani. 


1Kasım


"İşçisi olmadığınız şeyin kahramanı olamazsınız. "
Celal Kadri Kınoglu 

👍

Allah rahmet etsin Doğan Hoca muazzam güzel bir insandı. Daha önce bir kaç kitabını okumuş, bir söyleşisine katılmış ve anlatım tarzından etkilenişim kitaplarından fazla olmuştu ki bunu yakalayabilmek bence çok nadir oluyor. Bu kitabı tvdeki programının yazıya dökülmüş hali, tam da benim gibi tv ile hiç muhatap olmayanlar için düşünülmüş harika bir röportaj /mülakat örneği olmuş. Çok sevdim, kitaba aldığı isimler de birbirinden güzel her birinin anlattıklarını okumak ta ayrıca öğretici bir okuma oldu benim için. Mekan-ı cennet olsun Doğan Hocanın. 
Kitaptaki isimler:
Polat Doğru, Üstün dökmen, Ali Nesin, Adnan Binyazar, 
Ahmet İnam, Emre Kongar, Cihat Şener, Ali Saydam, Lokman Ayva,
Celal Kadri Kınoğlu, Kadir Özer, Levent Üzümcü


                                            6 KASIM

                     SİDDHARTHA            HERMANN HESSE


    "Kutsal suyla yıkanmak iyi, güzeldi ama suydu yıkanılan nihayet ve su günahlardan arındırmıyordu, manevi susuzluğu dindirmiyor, yürekteki sıkıntıyı silip atamıyordu. Tanrılara sunulan sungulara ve yalvarıp yakarmalara söz yoktu, ama bu kadarcık mıydı hepsi?"


26 Kasım 

EV - GÜN ZİLELİ



Kitap 2004 'te basılmış, 5 kitaplık bir otobiyografinin 1946-1954 aralığını anlatan ilk kitabı. Buraya kadar iyi güzel fakat sorun şu serinin 2. kitabı olan Yarılma bu kitaptan önce yayımlanmış, bu sebepten de Yarılma'ya yapılan göndermeler biraz fazla olmuş gibi geldi bana. Fotoğraflar neden en arkada yer almış o da ayrı bir mevzu tabii, anlatılan sayfanın arkasına/önüne koymak zor herhalde. 
Şikayetlerimizi ilgili mercilere ilettikten sonra gelelim övgü kısmına,
benim otobiyografi kitapları sevmememin sebebi, kendine bakışın objektif olabilitesinin yetersizliğidir. Bu kitapta bence yazar objektif bir bakışla yazabilmiş hayatının ilk yıllarını ve anımsadıklarını. Anımsamadıklarını bile açıkça yazmış . 
Bu kitabı okumanız ya da okumamanız lazım gibi bir şey yazamam buraya. Yazarın siyasi geçmişi, düşünce yapısı size uymazsa diye çekinirim fakat tabii yaşamının ilk yıllarının bahsi olduğundan çok fazla propaganda yok. Ancak yine de bazılarınızı rahatsız edebilecek satırlar olabilir, rahatsız olmaya nedense yer arayan  bir milletiz. 
Kitaba 3 yıldız verdim ama aslında hızlı bir okuma oldu benim için, 3 yıldızı belki kıskançlığımdan vermiş olabilirim, aramızdaki onca yaşa rağmen sahip olduklarımız arasındaki uçurum, offf...
Kitaplar olmasa nasıl kapanacak bu uçurumlar, nasıl haberdar olacağız bir yerlerde de böyle yaşanmışlıkların olduğundan. 
Saygılar efendim, derin, derinlikli kitaplara, farklı yaşamlara, güzele iyiye , her şeye rağmen tüketemediğimiz umuda dair bütün günlere...


"Dünyada ne "iyi"likler vardır, "kötülük sarayının" tuğlalarını ve harcını oluşturan. "


27 Kasım 

"Eleştirel ruh kendinden memnun tefekkürle sınırlı kaldığı sürece, geçmişte tinin ilerleyişini kendi unsurlarından biri olarak varsaymış olan ve onu artık tümüyle yutmaya hazırlanan mutlak şeyleşme karşısında çaresizdir. "

FİLM

 

DİZİ

ANFA PARK: GEZİ


31 Mart 2019 Pazar

ÖĞRETMENİM BİR BAKAR MISIN?- DOĞAN CÜCELOĞLU

Öğretmen'in Gücü Üzerine 
Final kültür sanat yayınları 
4. Baskı 2018
203 sayfa

Belki bildiğiniz üzere Pedagojik Formasyon alıyorum bu yıl. Bu bağlamda da okumalar yapıyorum. İşte onlardan biri olan kitap. Hocamın isteğiyle okumaya başladığım, tesiri yüksek, dokungacı fazla bir Cüceloğlu kitabı.

Gerçi okuduğum diğer kitaplarında da hep aynı hisle ayrılıyorum, etkiliyorlar beni ve fakat şimdi gelecek öğretmen adaylarını ilk elden gözleme imkanı bulduğumdan ve tabii lise öğrencisi bir oğlum olduğundan daha fazla etkilendiğimi düşünüyorum.

Aslında mektuplar üzerinden, yani yaşanmışlıklardan yola çıkarak veriyor mesajını Cüceloğlu, temelde diğer bütün kitaplarında anlattığını anlatıyor:"iyi insan olmayı".

Tabii ben daha önce kendisini dinleme şansı da bulduğumdan, sanki hayatın içinden değil de ütopik bir yerden sesleniyor gibi geliyor.

Olumsuz mektuplarda bile pozitivizmi fazlasıyla hissediyorsunuz, bununla birlikte alttan alta verdiği iyi insan olmak üzerine dersleri tespit etmek size kalıyor.

Sadece öğretmenlerin değil ailelerin de okuması gerekir diye düşünüyorum.

Hatta öğrencilerin...

Çünkü eğitim sacayaklı bir kurum, ayakların biri bile olmazsa üzerine koyacağınız hiçbir şey düzgün durmayacaktır.

Belki de çok umutsuz bakıyorum ama böyle kitaplar okumazsak ta eğitime olan azıcık inancımız da yok olup gidecek.

Sırf bu sebepten, birazcık inanç tazelenmesi için bile okunası, okutulası bir kitap, "mutlaka okuyun" dediklerimden.


16 Şubat 2012 Perşembe

15-ONLAR BENİM KAHRAMANIM-DOĞAN CÜCELOĞLU

Remzi Kitabevi
2009 Basım-222 Sayfa
(7 baskı yapmış)





Doğan Cüceloğlu'na bir zamanlar benim memleketimin havasını solumuş olmasından , sonrasında verdiği seminerleri çok beğenmemdendir hayranlığım.Daha önce de Mış Gibi Yaşamlar'ı ve Başarıya Götüren Aile Kitaplarını okumuş ve çok memnun kalmıştım.
Bu kitabı bir biyografi Cüceloğlu'nun.Yankı ve Çağrı Yazgan'ın anne ve babasını ama özellikle Babasının hayatı vurgulanarak anlatılmış kitapta.Ama ne hayat.
Gültekin Yazgan'ı ve daha da önemlisi engelsiz yaşamın ta kendisini bilmek isterseniz, mutlaka okuyun.
Beni çok etkiledi. Gültekin Yazgan'ın kendi yaşamını yazdığı "Kör Uçuş"'u da en kısa zamanda alıp okumak isteğiyle doluyum..

24 Ekim 2011 Pazartesi

BAŞARIYA GÖTÜREN AİLE
-
DOĞAN CÜCELOĞLU

Remzi Kitabevi
138 Sayfa-2006 Basım
(9 Baskı yapmış)


Doğan Cüceloğlu ile bir seminerinde tanışmıştım.Seminer yine ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişimi baz almıştı.Ancak üslup süperdi ve bizi sıkmadan  , uyuklamaya başlatmadan (ki benim hatırladığım bir iki kişisel gelişimcinin seminerin bir kısmında şekerleme yapmamız için geldiklerini düşünmeye başlamıştım) dikkatimizin tüm yoğunluğunu sonuna kadar korumayı başarmış ve anlattıklarına kafa sallamaktan bitap düşmüştük.Gerçekten çok esprili olduğunu ve gülümsemenin sınırlarının olmadığını da göstermişti.Tamam uzatmıyorum gerçekten etkilenmiştik.
Yazarını tanıdığım kitapları, sanki ben yazmışım gibi okuduğumu da belirtmeliyim bu arada ..Hep tanıdık bir iki sözcük arıyorum ve bu kitap gerçekten bu konuda beni hayal kırıklığına uğratmadı.Hayır yaa...Tabi ki beni anlatmamış kitabında ama KIRKLARELİ'nden bahsetmiş (doğduğum kent) bu da beni oldukça mutlu etti.Hayatlarımızın bir kısmında, farklı zamanlarda da olsa aynı şehrin havasını soluyuşumuz insana mutluluk veriyor .
Kitap, sınav dönemi; anne babalardan örnekler, doğru yanlış tavırlar üzerine yalın bir dille yazılmış.

Kitaptan Beğendiklerim:

"İnsanları niyetimizle değil eylemimizle etkileriz.Niyet, ancak eylemde açık seçik ifade edilirse, karşı tarafa ulaşır."

"İzin verin, çocuğunuz yaşamını tribünlerde seyirci olarak değil, sahada oyuncu olarak geçirsin."

"Keşke
Dört mevsimlik bir sene olsa ömür
'keşke ' , onun güzüne denk gelir.
Erken vazgeçmek için erkendir,
telafi etmek için geç.Can Dündar"

Öğretmenleri özel kılan, çocuklarımızı emanet edecek kadar onlara güvenmemizdir."


ARKA KAPAK:

Her ana baba çocuğunun başarılı olmasını ister. Şimdi takma adıyla Kemal Bey dediğim baba da 17 yaşındaki kızının başarılı olması için dersine çok çalışarak üniversite giriş sınavlarında başarılı olmasını istiyordu. "Biz memur adamız; varımızı yoğumuzu senin için dershaneye veriyoruz; aklını başına al çalış. Üniversiteye giremezsen gözüme gözükme," dedi.Baba bu sözleri Nisan 2004'te söylemişti.
Mayıs 2004'te kızın gittiği dershaneye bir konuşmacı geldi ve "Öyle bir sistem içindesiniz ki, daha baştan, sınava giren her 10 öğrenciden 8'i başarısız olmaya mahkum edilmiştir. Elinizden gelenin en iyisini yapmaya gayret etmeniz gerekir," dedi.

2004 Mayıs'ının o günü kız intihar etti.
Bu baba uzun süre herkesi, okulu, dershaneyi, konuşmacıyı, eğitim sistemini suçladı, ama kendine düşen sorumluluğu göremedi.
Kemal Bey'in durumunda çok ana baba var toplumumuzda. Ve bu ana babaların bu zor sınav döneminde çocuklarına daha bilinçli anababalık yapmaları gerekir.
Sorumluluk duygusu insanda bilgi arayışına götürür. "Başarıya Götüren Aile: Sınav Döneminde Anababalık" kitabı, böyle bir sorumluluk duyan anababalar için yazıldı.
Kitap arka kapağında kendini şöyle tanıtır:
Bu kitap, çocuğunun başarılı olması için, "Çok çalış oğlum/kızım," demenin ya da tüm maddi olanaklarını seferber etmenin ötesinde bir şeyler yapmak isteyen anababalara yol göstermek amacıyla yazıldı.
Her anababa, okul başarısı için çocuğuna yardımcı olmak ister. Ama öğrenme sürecinin bilimsel temellerini kavramadan atılacak her adım, iyi niyetli de olsa, çocuğu engelleyebilir.
Başarıya Götüren Aile, sınav döneminde çocuklarına destek olmak için doğru ve etkili yöntemler arayan tüm anababalara kılavuzluk edecek.