Abim Deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abim Deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2015 Salı

75-ABİM DENİZ-CAN DÜNDAR

1. Baskı 2014
463 Sayfa

  
Bu kitap ilk yayımlandığında almayacağım dedim.

Can Dündar'a kırgınım çünkü , henüz kendisinin haberi olmadı ama benim gibi çok kişi küstü çok sevilen yazara.

Sonra dedim ki , pire için yorgan yakılmaz , hem de Deniz'in ailesinden biri anlatmış , okumalıyım .

İlk baskısını aldım hem de.

Bir yıldır okunacaklarım arasında sıra beklemekteydi.

Okumak için can atıp , "ya " diyerek sonraya bıraktıklarımdan.

Deniz Gezmiş'in hayatını kitaplaştırmayı ilk babası düşünmüş, ömrü vefa etmemiş.

Ardından küçük kardeş Hamdi Gezmiş , kendine vazife edinmiş bu işi , çünküsü de şu ;
"o kadar çok yazılıp çizildi ki , içine doğrudan çok hayal karıştı "

Aralara Can Dündar'ın ve Baba Gezmiş'in satırlarının karıştığı anlatı , oldukça dokunaklı.

Çokça hafifletilmiş.

Bilmediğimiz pek çok mektup ve resimle renklendirilmiş.

Hafif romantik bir tat ta katılmış.

2-3 saatte okunuyor kitap , bolca resim , boşluklu sayfalar buna zemin hazırlıyor.

Kitabı oldukça beğendim fakat yeterli bulmadım.

Soner Yalçın yazsaydı bu kitabı , ince ince işleseydi , derine inseydi , tek kitapla yetinmeseydi mesela .

Kitabı bitirdiğimden beri yukarıdaki satır aklımda.

Fazlaca üzerinden anlatılmış bu hayat Deniz'in , bir dönemin , pek çok gencin mücadelesi.

Haklıydılar , haksızdılar diyemiyorsun , tek yapabildiğin üzülmek?

Sonu ölüm mü olmalıydı bu gençlerin?

Peki şimdiki zamanda ;

Vatan uğruna ölenlerin ?

Gezide direnenlerin ?

Kim vurduya gidenlerin?

Bu kadar gencin?

Ölüm bazılarına bu kadar kolay gelirken, hak edenlerin bir yerlerde keyif çatması ?

Bu kadar severken ülkemi neden canım yanıyor ?

Birilerine hep neden oyuncak oluyor?

Neyse , sorulacak sorular o kadar çok ki bu ülkede ve verilemeyen cevaplar .

Ölümün gençleri bulmadığı bir dünya için ,

sevgiyle kalın.

"Bir yangın ormanında püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karadı."