11 Kasım 2019 Pazartesi

MAİ VE SİYAH- HALİD ZİYA UŞAKLIGİL

Yeniden düzenlenmiş 1. Basım 2001
17. Basım 2013
400 sayfa

"İnsanlar tuhaftır! Fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar. "

"Bir kadın bir kere uçurumlardan yuvarlanmaya başladı mı artık sukutuna hatime verecek nokta yoktur, ne kadar aşağı düşerse düşecek yerler o kadar çoğalır. "

"O, yatacak bir yatak, oturacak bir sofra, elbisesini süpürecek bir mahluk bulmak, bunları mümkün mertebe ucuz satın almış olmak için evlenmişti. "

"Mai bir gece ile siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, bahtsız ömür!.. Bir baran-ı elmas altında inkişaf ederek şimdi bir baran-ı dürr-i siyahın altında gömülen emel çiçekleri!.."
🌺🌺🌺

Kitabın arka kapağında da yazdığı üzere Tanpınar'ın "Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı", Türk edebiyatında batılı anlamda ilk roman sayılabilecek eser Mai ve Siyah. Sadeleştirilme yöntemi olarak sadece kelime anlamlarının hemen kelime yanlarına parantez açılarak verilmesi seçilmiş.  Açık söylemek gerekirse ben her sayfanın alt kısmında dipnot şeklinde olanını severim. Çünkü bildiğim kelimelere bakma ihtiyacı hissetmeyebilirim. Fakat bu şekilde ne yazık ki her kelimeyi okumak gafletine düşüyorum ve bu da hikayenin akışını bozuyor. Göz kaydırma yapılması açısından bu şekilde verildiği söylenmiş olsa da, her yabancı gelen kelimeyi her defasında sadeleştirmenin çok ta anlamı olduğunu düşünmüyorum.  

Belki ben ince eleyip sık dokuyorum bilemedim.

Kitabı sanırım 3 ya da 4. okuyuşum. Farklı yayınevlerinden okuduğumu itiraf etmeliyim. Her bulduğum Mai ve Siyah'ıı edinmek zorunluluk sanki. Belki de ilk defa okuyup etkisini hissettiğim,  o ümitsizliği yaşadığım,  üzüntüsünü hissedebilmemden mütevellit kim bilir! 

Özellikle batılı anlamda ilk eserlerden olması,  psikolojik tahlilleri, dönemin yazın hayatını net şekilde verişi ile edebiyat severlerin özellikle Türk edebiyatı sevenlerin kaçırmaması gereken  bir eser.

Dili biraz ağır, hatta yazarı hayatta iken sadeleştirmiş buna rağmen ağır oluşu sizi korkutmasın,  okuyun...

20 yorum:

  1. Aa parantez içinde ben de hiç sevmem baska yayınevi bakayim

    YanıtlayınSil
  2. Ben şu an iş bankası yayınlarından olan sadeleştirilmiş baskısını okuyorum. Çok iyi bir okuma okuyor benim için. İleride de iletişim yayınlarından çıkan ve Seval Şahin'in yayına hazırladığı baskıyı okumayı düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitaplara KAçanlar,
      her baskısı okunur kitabın :D bence de :)

      Sil
  3. Şu sadeleştirme işi netameli bir konu.Araba Sevdası'nın sadeleştirilmişi geçti elime .Kelimelerin günümüzdeki karşılıklarını birebir koyarak cümleleri oluşturmuşlar.Çok yavan ve anlamsız olmuş.Günümüzde birisi böyle cümleler kursa ,ne oluyoruz diye şöyle bir bakarız.Garip geldi yani bana.Parantez içinde hemen yanına koymakta akışı kesinlikle bozacaktır.Dipnot şeklinde olunca yine bir nebze.Bir de numaralandırıp, kelime karşılıklarını kitabın en sonuna koyan yayınevleri var.O hepten yorucu.Bakmak için tee kitabın en arkasına gidip kelimeyi bul.Yani her halükarda sıkıntılı.
    Evet Halit Ziya Uşaklıgil'in dili biraz ağır ama okurken akıp gidiyor :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Camgüzeli,
      ooo o en sona koyanlara çok fena bozuluyorum ben de, dipnot en iyisi bence de :D Ama iyi yazmış, güzel yazmış :)

      Sil
  4. Benim de okuma listemde bu kitap... Ancak eski sözcükler okumamı biraz zorlaştırıyor. sadeleştirilmiş şeklini okumak istiyorum ama özünü yitirir mi diye de korkuyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Emine Öztürk,
      hımm zor bir tercih, aslında bu kitabı(bu yayınevinden) önerebilirim size o halde , hem özünü kaybetmez hem de siz ne demek istediğini daha kolay kavrayabilirsiniz.

      Sil
  5. tefrika roman kültürü ile bu kitabı bekleyerek okuyanlar ne ilginç ve hoş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. burcu,
      değil mi, ama o zaman hepsi böyle imiş ki, James Joys'u bekleyenleri okumuş ve hayret etmiştim ama basılı şekil hem olasılıkla fiyatta daha çok tuttuğundan hem de herkesin erişme şansı olmadığından tefrika edilmesi ve o bekleme anları paha biçilemez zannederim.

      Sil
  6. süper bir kitap tam bir klasik.. kitaplığımda tutuyorum:)

    YanıtlayınSil
  7. iyi roman yaaa evet birkaç tırışka baskısı da vaar. galiba beş altı yayınevinden çıktıııı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. deeptone,
      evet tam olarak kaç yayınevi çıkardı bilmiyorum ama sanırım bende 3 tanesi var, gerçekten iyi:)

      Sil
  8. Bende metin altında kelime açıklamalarını severim. birde gerek var mı dip nota. İsteyen araştırsın hazıra konmasın.
    Bende tekrar okumak istiyorum. Ne zaman okuduğumu bile hatırlamıyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. acemi blogger,
      sayfa altında daha hoş bence de :D okunur tekrar ve tekrar..

      Sil
  9. Uzun zaman önce okumuştum ama detaylar aklımda değil. Şimdi yazarın Aşk-ı Memnu kitabını okumak istiyorum :-)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. şule uzundere,
      bütün kitaplarını okusak, okusak, okusak...

      Sil
  10. Olumlu bir yorum yazmanız dahilinde dost olabiliriz.
    Sizi dost olmaya davet ediyorum.
    https://tr-6.blogspot.com/p/dost-bloggerlar.html

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. TR-6 Dost Blogger,
      gelirim ne demek inş olumlu yorumlarla :)

      Sil