*BİR US YARILMASI
1. Basım 2013
3. Basım 2013
581 Sayfa
Bu kitabı öyle bir-iki satırla anlatabileceğimi zannediyorsanız , yanılıyorsunuz.
Evet hacim olarak da oldukça etkili fakat içinde yazanlar dışsal hacmini zannımca ikiye , üçe zorlarsanız daha fazlasına bile katlayabilir.
Öncelikle Mel'un ; Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetlenmiş kimse , anlamına gelmekteymiş.
Kahramanımızın ismi de manidar ; Sayru Usman.
Sayru da; saçmalamalar , sayıklamalar , deli ,tozutmuş manalarında kullanılıyor.
Bu kadar açıklamadan sonra hiç bir şey anlamadığınızı tahmin ediyorum ya da benim anlatamadığımı, olur mu , olur!
O zaman biraz daha detaya girelim:
Sayru Usman , yaşı epey ilerlemiş , yazın hayatını günlükleriyle devam ettirmeye çalışan bir yazar.
Cahide'yi de sevdiğinden aynı zamanda bir tiyatro aşığı.
Selim İleri'yi koyuyorum Usman'nın yerine , zamanlama tutmuyor ve fakat yine de kendinden izler düşürdüğünü düşünmek ve o şekilde okumak hoşuma gidiyor.
Sayru Usman aynı zamanda oldukça fazla okuyan biri , kitaplara , yazarlara dair oldukça geniş bir perspektif sunuyor kitap boyunca bizlere, tabii bahsettiği kitapları okumuşsanız ya da yazarlar hakkında fikirleriniz varsa çok daha fazla anlıyorsunuz ya da anlamsız bulabiliyorsunuz bahsettiği şeyleri .
Sayru Usman bununla da yetinmiyor , ülkemin okurları üzerine de fikirlerini beyan ediyor .
Tiyatrocu aşkı yüzünden , tiyatro ve tiyatrocularla ilgili fikirleri de var ... Muhsin'i mesela, pek sevmiyor .
Bu arada yakın tarih ile de hasbihal edebiliyorsunuz ucundan kıyısından.
Dili de ait olduğu döneme ait esintiler barındırmakta, olsun o kadar da değil mi_?
Haa, bir de haikular yapıyor kendince ki en sevimli kısmı buraları zannımca kitapta.
Şaka yaptım ki , sevdim kitabı ben .Sayru Usman Akıllı delilerden :)
Sonuç, kitapta;
yok, yok.
***********************
"Sıradanlık , herkes gibi olmak ardı sıra kötülüğü getirir..."
"Kitaplar, yalnız kitaplar!Kitapların insanlarıyla arkadaş olmuştum ."
"Epey eskilerde romanlar, hikayeler kara sevdalısıydım,Fakat yazmak aklımın ucundan geçmezdi."
"Ölümlü yaratıklar yeryüzüne acı çekmeye gelirler."
"Okur yazarımızın en belirgin özelliği , okumadığı halde küçümseme özelliğidir.Finten'i hiçbiri okumamış
ve Burhanettin Tepsi'den de seyretmemişti.Ama Hamid'i burjuva şairi olmakla suçluyorlardı."
"Etrafımda düşünen insanlar yoktu.Halbuki ben düşünmeye , ölçüp biçmeye , tartmaya, tartışmaya, araştırmaya, neyin , kimin ne olduğunu öğrenmeye açtım."
"Etrafımdakiler , üstelik en yakınlarım , hatta matematik ilmiyle onca haşır neşir Alim Usman , hepsi düşünmekten korkarlardı."
"Diyebilirim ki düşünmeye düşman bir çevre içinde büyüdüm .Bugün de onların arasında , onlarla birlikte yaşıyorum.Fakat 'in'ime çekilmiş olarak."
"İmlası bile birleşememiş bir ulusun sonu nereye varır?"
"O kadar çok katil , cani, ölü , o kadar çok ceset var ki hayatımda, o kadar çok hayalet, hortlak, ölü yiyici , ölü sevici, kan tutmuş , gulyabani!Hangi sigara beni korkutabilir?"
"Öyleyken defterlerim yayımlanınca, kimi zaman soldan sağa misafir gelmiş olacaktım ve muhafazakar kesim , hoşgeldiniz!, buyrun buyrun diyecekti.Sağdan sola geçişim ise daha zor.Zira bizde sol , sağdan gelene pek yüz vermez.Takiye yaptığım zannedilecekti."
"Şimdi saptıyorum ki , ne Şark'tan haberimiz olmuş, ne Garp'tan.Ama hep bilir geçinmişiz ."
"Halbuki büyük çoğunluk şurdan burdan öğrendiğini , kendine tesir edilerek aşılananları geveleyip durur.Memleketimizde fikir hürriyeti talepleri boyuna çınlar .Fakat fikirlerin hepsi orta malıyken fikir hürriyetine niçin ihtiyaç duyulur ki ? Ahaliden bir çok kimsenin şahsi fikri yoktur, şahsi bir görüşü , duyuşu yoktur.Bir yerlerden işittiklerini tekrarlayıp dururlar. Herkes birbirinin kemküm papağanı kesilmiştir."
"Bu gece intihar etsen ne iyi olur : Ne sevgi , ne aşk , şefkat ürperişi .Hepsi bitmiş . Hepsinden kurtulmuşsun.Bekleyiş , ummak, hayal ediş de yok artık .Sadece jilet.Fakat öyle jiletler de kalmadı .Şimdinin traş bıçaklarıyla yapamazsın Sayru."
"Tavuk keser gibi , insan hayatını gözünü kırpmadan sona erdiren , çoğu defa hiç tanımadığı kişileri öldüren bir nesil nasıl yetişti ?Herkese soruyor ; fakat kimseden cevap alamıyordum.Sağcılar için bir solcu, hatta vatan haini bir komünist, dinsiz bir marksisttim; solcular için bir sağcı , hatta mürteci , sapık burjuva ideolojisinin esiri, hatta kafatasçı bir faşisttim.Bunlar niye sağ veya soldular , kendileri de bilmezlerdi."
"Çünkü bu dünyada insanın insana duyacağı sevgi , insanın insana duyabileceği her türlü sevgi müthiş bir yanılsamadır, kuyruk acısı sonradan ortaya çıkacak yanılsamalar.Tek hakikat bunun böyle olduğunu sezebilmektir."
"Aklı fikri birbirinin tenasül hayatını gözlemekten ibaret bir cemiyette ilerlemeler (terakki) olabilir mi?"
"....ben hep gitmek için yazdım.Gitmekti hep , nerede olursam olayım , oradan gitmek.Bilgisiz , cahil insanların arasından kurtulmakKaçmak! Çekip gitmek içindi yazdıklarım, boyuna çırpınışlarım..."
"Totaliter rejimlerin zaferi kitlede erittikleri fertleri uyutabilmiş olmalarından hayat bulur ."
"Burada hiçbir şey değişmez .Üsttekiler paldır küldür aşağıya indirilirler.İndirilenler üste çıkarlar, yine hürriyet -adalet -müsavit adı altında acele acele emirler yağdırarak ceplerini doldururlar.Değişen sadece miting alanındaki resimlerdir.Lakin ne acıdır ki halk hiçbir şeyin değişmediğini bilmez, devirlerin değiştiğini zanneder."
"Ruhum yaralansın isterim .Ruhu yaralı insanlar hakikatin acılığını hissedenlerdir."
"Kibir , ihtişam , haşmet: Gizliden gizliye hepsine tapındım.Hışmından çok korktuğum için iktidara boyun eğdim.İmkanım olsaydı, fırsatını bulsaydım , iktidar olmak, ezmek ,ufalamak, hepsinin canına okumak isterdim."