7 Mart 2014 Cuma

21-BİR DİLEKLE BAŞLADI HER ŞEY -DEBBIE MACOMBER

Çeviri:Ozan AYDIN
495 Sayfa -Cep Boy


Yazarın 2 ya da 3 kitabını okumuş ve az çok üslubu hakkında fikir edinmiştim.

Hikaye yine aynı üslupla , aynı mahallede geçiyor.

Yine mutsuz, umutsuz ve biraz da yalnız kadınların hikayesi.

Fakat diğer kitaplarından daha çok beğenmeme sebep olan bunlar değil.

Birincisi ,

kahramanımızın kitapçı dükkanı var.

Her ne kadar , detay verilmeden geçilse de kitapların olması benim için + puan.

Bir 2. sebep ise aslında ana karakterden ziyade Barbie ve Mark'ın hikayesi .

Keşke sadece onların hikayesi anlatılsaydı kitapta.

Keşke yalnızca onları okuma şansımın olduğu bir kitap olsaydı.

Bilmiyorum, içinizde bütün kitaplarını okuyanınız var mı , eğer var da biliyorsa ve de burada bana söylemiyorsa!

Lütfen yaa, herhangi bir kitabında Mark ve Barbie'nin hikayesi varsa, isim lütfen :)

Ama LÜTFEN:)




5 Mart 2014 Çarşamba

20-KÖPEK KALBİ-MIKHAIL BULGAKOV

1. Basım 2002-128 Sayfa
Çeviri:İbrahim KAPAKLIKAYA

Bu kitabı illa alın demiyorum , kitapçıya girdiğinizde sadece sunuş kısmını okuyun , zaten karar vereceksiniz alıp almayacağınıza.

Ben de sunuş kısmından bir iki cümle ile yazarın önemine değineyim, çünkü kitap için yazılacak çok şey var fakat ben nasıl anlatacağımı bilmiyorum.

"Mikhail Bulgakov, 1917 Rus devriminden sonra kargaşa ve baskı ortamına rağmen ; cesur , özgün , aynı zamanda heyecan veren eserler ortaya koyar.

Yasaklılar listelerinde sıklıkla adı geçer, fakat gençler buna rağmen Moskova'nın Arbat semtinde bulunan evinin merdivenlerinde kitaplarını okumayı , oyunlarını oynamayı sürdürürler."

Kitap ölümünden 28 yıl sonra basılmış , halbuki ilk yazdıklarından biriymiş.

Şimdi aşağıdaki arka kapağa da tıklarsanız , kitapta ne anlatıldığını öğrenebilirsiniz :) 




3 Mart 2014 Pazartesi

19-BANKO-HENRI CHARRIERE

e Yayınları
1972 Basım-481 Sayfa
Çeviri: Aydın EMEÇ

"Ne kadar güç herkes gibi yaşamak, boyun eğmek herkes gibi herkese ayak uydurup yürümek kural diye şu iki ölçüyü kabul ederek:Zaman ve Uzaklık."


Yukarıdaki cümle kitaptan , Henri Charriere , nam-ı diğer Papi'nin hayat felsefesini oluşturmakta.

Bu yazarı duydunuz , biliyorum.

Çok güzel bir kitaptı ilk kitabı :KELEBEK.

Belki de filmini izlediniz.

Eğer duymadı iseniz duyun , görün , okuyun ve izleyin.

MUTLAKA.

"Kelebek " ile başlayan öykü , aslında Kelebeğin nasıl yazıldığını ve kürekten kaçan Papi'nin sonraki hayatını anlatıyor.

Yine aynı üslup.

Kitabı okumuyorsunuz.

Papi anlatıyor, siz dinliyorsunuz.

"Okurun özellikle istediği şeyin , Venezuella tarihi değil de benim başıma gelen serüvenler olduğunu biliyorum ."
dese de yazar , kendi hayatının akışı içinde dönemin siyasi oluşumunu anlatmadan geçemiyor.

Aslını isterseniz , şu günlerde yaşadıklarımıza da benzemiyor değil.

1933 yılında bir delikanlı küreğe mahkum edilir.Suçsuzdur fakat derdini anlatamamıştır.Aslında anlatmış fakat adaletin terazisi anlamak istememiştir.

Özgür olmak , nasıl bir tutkudur ?

Varlığının yaşarken çok farkında olmadığımız bu duygu için neler yapılabilir?

Cayenne 'de yavaş yavaş çürüyen kürek mahkumu gencin hayatı Kelebek adlı kitapta anlatılır , fakat öncesi ve sonrası bu kitaptadır.

Kitaplığınızda bu kitap yoksa ,çok şey kaybediyorsunuz.