8 Eylül 2012 Cumartesi

76-GÖÇMEN HAMAMI-OKTAY SİNANOĞLU

Bilim+Gönül
251 Sayfa
2011 Basım
 
Öncelikle bu ince ama dolu kitap , tam da ayrılıkların arttığı bir dönemde elimde olduğu için daha bir farklı okundu.
 
Oğlunun doğum günü kutlaması için davetli olduğum arkadaş, benim de doğum günüm olduğunu duyduğunda elindeki en kıymetlilerden birini bana hediye etti, uzun zaman önce.
 
Bazen her şeyin bir zamanı var sözü o kadar ansızın çıkıyor ki karşıma, aylarca bekleyen kitabı tam da gündem de ayrılıkçıların olduğu dönemde okumam harika bir örnek oldu.
 
Öncelikle Prof.Dr. oktay Sinanoğlu'nun tanınması gerekir diye düşünüyorum.Tanımayanlar var ise ufak bir google turu yapsınlar bir zahmet.
 
Kitabın alt başlığı; "Ülkelerin ve Devletlerin Yok Edilmesi ve Adım Adım Dünya Hakimiyetine."
 
Kitabın özü; "Türk" kelimesi 90 yıllık bir kelime değil , bunun zamanını iyi ölçüp ona göre hareket etmeli ve vatanımıza sahip çıkmak istiyorsak, özellikle dilimize sahip çıkmamız.
 
Aslında ne anlatsam boş ve yetersiz, en iyisi kitabı okuyun derim.
 
 
 
 
 


5 Eylül 2012 Çarşamba

75-JANE EYRE-CHARLOTTE BRONTE

Martı Yayınları
Çeviri:Ceren TAŞTAN
2011 Basım-576 Sayfa
 
Gerçeği söylemek gerekirse Klasiklere ayrı bir düşkünlüğüm vardır.Asla bir kere okuyup kenara koyabileceğim kitaplar olarak görmem.Her daim açıp sıkılmadan , yorulmadan okuyabilirim.
 
Jane Eyre'ı okumuştum ancak bu  benim lise yıllarıma denk gelmiş olabilir, neden, benim kitaplığımda bulunmaması.
 
Martı yayınları aşk temalı klasikleri tekrar ele almak istemiş , ben de bir tanecik olsun edinmek ve okumak istemiştim.
 
Ancak inanıyorum ki diğer hepsini de edinmek zorundayım.
 
Bunun sebebi ise tam metin olmaları , işte bu harika dedirtecek türden bir kaliteleri olması da cabası.
 
Zaten hikaye kalite olarak MÜKEMMEL.
 
Bir de buna baskı ve çeviri kalitesi de eklenince, tadından yenmez olmuş.
 
Muhakkak OKUNMALI.
 


3 Eylül 2012 Pazartesi

74-SILMARILLION-J.R.R. TOLKIEN

İthaki Yayınları

Çeviri:Berna AKKIYAL

2011 Basım-621 Sayfa


Bu kitabı anlatmaya kelimeler yetmez.

Yazarın en kötü eseri diye tanımlanan kitap;

bana göre müthiş bir hayal gücü ve akıl işi.

O kadar çok alışılmışın dışında ki...

Çok uzun ve akıcı olmayan anlatımına rağmen, inat ederek ve sonunu merak ederek okudum.En güzel yeri Lüthien ve Baran'ın aşkı.

Ancak siz bu aşka kapılmayın, en fazla 20 sayfada bitiyor:))

Yani bir aşk romanı falan değil..

Olağan dışı fantastik-kurgu gibi bir şeyler işte .

 Gerçekten kafanızı verebilecekseniz ve ben çooook sabırlıyımdır diyorsanız , buyurun okuyun ve lütfen bana da yorum yapın.