5 Ocak 2012 Perşembe

3.Her Gün Hüzün-Christy Brown

HER GÜN HÜZÜN
(SOL AYAĞIM 2)
-
CHRISTY BROWN
Çeviri:Gamze TOKGÖZ
Nemesis Kitap
273 Sayfa-2010 Basım

22 Çocuklu bir ailenin, hayatta kalan , kalabilen 13 çocuğundan bir tanesidir yazar.Zihinsel bir felçle dünyaya gelmiş ve bütün yaşamı boyunca sadece sol ayağını kullanabilmiştir.
Bu şartlar altında okuduğum ilk kitabı , beni çok etkilemişti.Ve ikinci kitabını alırken düşünmemiştim bir an bile.
Bazen uzuvlarını kullanamayan kişilerin hayatı daha iyi algıladıklarını düşünürüm.Bütün uzuvlarını rahatça kullananlar bu rahatlığa fazlaca alışıp değer vermezler bu uzuvlara ya da işleyişlerine.
Belki bu sebepten; insanların sadece kaşla gözle gösterdiği kişilere karşı, doğuştan bir sempatim var, evet onlar bizden farklıdırlar ama farklılıkları sadece uzuvlarında değildir , onlar , her ne kadar bizlere yetersiz gelseler de bazen dünyayı çok daha derin görürler.
Belki de sadece onları anlamak için , en azından anlamaya çalışmak için bu tür yaşanmışlıkları okumakta fayda görüyorum. 

Çarpanlar:
"Herhangi bir hayvan kadar anlaşılmaz ve daha da sessiz, yıldızlar tarafından kör edilmeden, büyümeyi ve yaşamayı öğreniyordu."
""Doğmak, yaşamak, çalışmak, sevmek, acı çekmek ve ölmek.Bunların hepsi bir trajedi, ama ilk ve en büyük trajedi doğmak."

ARKA KAPAK
"Tüm bu gürültü patırtının ne olduğunu merak eden bir grup heyecanlı çocuğun yanında,tekerlekli sandalyesinin kenarında oturuyordu."

Romanın ilk bölümü,işte böyle başlar.Öylece oturuyordur;çünkü etrafındaki faaliyetlere güçlükle katılabilen,neredeyse çaresiz bir kötürümdür.Buna rağmen,roman başladığında bir çocuk,bittiğinde ise erkekliğin eşiğinde,"Her Gün Hüzün"ün ana karakteridir.Katılmaktan aciz,acılı ve dingin yüreğiyle tekerlekli sandalyesinde etrafı gözler;Dublin'in,oturdukları kenar mahallesine dağılmış,parçası olduğu ailesinin davranışlarını ve duygularını belleğine kaydeder.Burası aslında,40'lı ve 50'li yıllarda,acılı ve sevinçli günler geçiren Dublin'dir.İhtişamı ve sefaletiyle,arka sokakların ve köhne meyhanelerin hoyrat,acımasız,alemci ve zinacı Katolik Dublin;yaşam adına muazzam bir farklılık.Chiristy Brown,tamamen duygusallıktan uzak yazar.Sözünü sakınmaz,keskin görüşlüdür.Onun,Dublin görüntüleri,sesleri,kokuları ve doğal manzaralarıyla ilgili tasvirleri,şimdiye kadar nadiren yapılmıştır.Onun karakterleri,yaşam ateşi ile yanar.

Chiristy Brown,Sadece on üçü hayatta kalabilen yirmi iki çocuklu bir ailenin çocuğuydu.Doğuştan zihinsel bir felçle dünya'ya geldi.Kullanabildiği tek uzvu SOL AYAĞI oldu.Londra'ya yaptığı yaptığı birkaç ziyaret ve bir kez yaptığı Amerika seyehati dışında,tüm yaşamını Dublin'de geçirdi. 

4 Ocak 2012 Çarşamba

2.Ölüm Yargısı-Nora Roberts

ÖLÜM YARGISI
-
NORA ROBERTS
Çeviri:Aslı AĞCA
Epsilon Yayınları
2011 Basım-392 Sayfa

Nora Roberts sevenler bilirler, kendisi bu seriyi J.D. Robb adıyla yayınlamıştır.Ben Roberts'ı genel olarak sevdiğimden, her kitabını okumaya çalışırım .Hatta pahalı ucuz bakmadan ,yeni çıkan kitabını bulmam önemli olur benim için.
Bu kitap ta serinin devamı niteliğinde olup, Eve Dallas ve Roarke'lı maceralara devam ediyor.Tabi ki yıl yine 2058:))eve'in hikayeleri çok güzel ilk kez okuduğumda bayılmışıtım, artık aynı etkiyi bırakamasa da kafa dağıtmak için ya da eğlencelik bir ara için mükemmel.

ARKA KAPAK:
Bir polis, Araf adındaki kulüpte öldürülmüştür ve Eve Dallas suç dünyasının cehennemine inmek zorunda kalacaktır.

Üst düzey bir gece kulübünde, hunharca öldürülmüş bir polis bulunur. Silah olarak beysbol sopası kullanılmıştır. Cinayet sebebi ise bir muammadır. Büyük bir acımasızlıkla işlenen bu cinayeti ise Eve Dallas hızla çözmek zorundadır. Ne var ki araştırmaları, bu özel kulübün bir gece kulübünden fazlası olduğunu ortaya çıkarır.

Araf herkesin yargılanmadan önceki son şansıdır. Burada nihai kaderinizi en mahrem günahlarınız belirler. Ve Araf'taki bir polisin sırları, masum ruhların sonsuza kadar lanetlenmesine sebep olabilir...

"Çok eğlenceli." Cosmopolitan

"Muhtemelen eşi benzeri yok." Library Journal

1 Ocak 2012 Pazar

1.Güneşi Uyandıralım- Vasconcelos

GÜNEŞİ UYANDIRALIM
-
JOSE MAURO DE VASCONCELOS
Çeviri:Aydın EMEÇ
Can Yayınları
271 Sayfa-1983 Basım 
51 Baskı yapmış


2012'nin ilk kitabı olsun diye, kitaplığımdaki kitabın olmadığının fark edilmesi üzerine alınıp ,kitaplıktaki yerine konulabilsin diye (tekrar) okuduğum Güneşi Uyandıralım.
Pek çok kişinin bildiği üzere Şeker Portakalının devamı, Deli Fişek'ten önceki ara kitap.Herkes tarafından çocuk kitabı diye adlandırılır, oysa ruhunda çocuk olanların, çocukluklarını unutanların,çocukları anlamaya çalışanların okuması hatta ara sıra okuması gereken kitaplardandır.
Ben, içimdeki çocuğu hiç büyütemedim, belki de bu nedenle çocuk kitaplarını da , gençlere yönelik yazılan kitapları da çocukmuşum gibi okudum, okurum.
İçindeki çocukları yitirmeyenler, daha öncesine inat  tekrar okumanız dileğiyle....

Çarpanlar:
"....Her zaman bakışlarını kaçırmayan kişilerle konuşmayı severim."
"....Aşkın yeryüzünün en önemli şeyi olduğunu keşfettim."
"....Mutluluk zaman gibidir;hareketsizdir ve insanlar gelip geçerler..."
"Yeniden çocuğum.üş gören bir çocuk .Yalnız bir çocuk.Niçin büyümeli??İstemiyorum.Hiç bir zaman istemedim."

ARKA KAPAK
Şeker Portakalı'nın sevimli küçük kahramanı Zézé işte yine karşınızda. Gözlerinin içi yine ışıl ışıl, yüreği yine sevgi dolu. Ama hüzünleri, biraz daha büyümüş bir çocuğun hüzünler, küçüklüğündeki Şeker Portakalı yok artık, ama bu kez de yüreğinde sevgili bir kurbağası var. Zengin ve aşırı alıngan bir aile onu evlat edinmiş. Ama Zézé, babalığının iyi niyetli davranışlarına bir türlü karşılık veremiyor. Evdeki biricik dostu aşçı Dadada. Bir de düşlerindeki, yeri doldurulmayan, yüreğine sokulup yerleşen kurbağa ve filmlerde, gerçek babasının yerine koyduğu ünlü Fransız şarkıcı Maurice Chevalier. Çok parlak bir öğrencidir Zézé. Ama şimdi ergenlik dönemindedir, sinirlidir, huysuzdur. Üstelik de sırılsıklam aşıktır. Şeker Portakalı'nın devamı olan bu kitabı da çok seveceğinizi biliyoruz. Bu kitabın da devamı var: Delifişek. O kitapta da, Zézé'yi artık delikanlı yaşında izleyeceksiniz.