Mahir Ünsal ERİŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahir Ünsal ERİŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2019 Pazartesi

SARIYAZ- MAHİR ÜNSAL ERİŞ

1. Basım 2019
134 Sayfa 

"İnsan kabahatin kendinde olduğunu bilince, hakikatin zehri kendisine sıçramasın diye suçu, başının üstünden geçen kuşa bile atabilir."

Arka kapaktaki twitter etiketleri tam olarak kitaptaki öyküleri anlatmakta.

Yine Mahir Ünsal kaleminden, yine sade ama enteresan öyküler. Son öyküyü okuyunca, diyeceğiniz "aaa" nidasını buraya yazmanızı isterim. Aynı kitabı okumuş kişilerin o benzer farkındalıklarından birini yaşayacağız çünkü .

Öykü severler okuyabilir. 
Mahir Ünsal Eriş'i ilk kez okuyacaklar için ideal bir başlangıç kitabı olabilir.
 Diğerleri de iyidir.  




18 Nisan 2019 Perşembe

KARA YARISI - MAHİR ÜNSAL ERİŞ

1. Basım 2019
139 sayfa

"(...)
tekrar söylüyorum; eski hikayeler yeniden yanlış hatırlanacak,
tekrar söylüyorum; tarih en baştan yanlış 
anlaşılacak,
tekrar söylüyorum; filmin sonu bu kez de 
değişmeyecek:
seni seviyorum, hepimiz öleceğiz.
(...)"

Mahir Ünsal Eriş'i daha önce okumuşların eski bir dostla karşılaşmış gibi hissetmesine, okumamışların da yabancılamayacağı zamanları anımsamasına neden olacak kitap.

Öyle samimi, yalın, gündelik yaşam satırları...

Öykü severler kaçırmasın diyebilirim rahatlıkla.

Bir de kitaptaki hikayelerden 7 kadarı dergilerde yayınlanmış ben dergi okumadığım/okuyamadığım için bilmiyordum ama dergi okuyanlar bir yerden tanıdık geliyor diye düşünürlerse sebep bundandır.



18 Ocak 2018 Perşembe

ÖBÜRKÜLER- MAHİR ÜNSAL ERİŞ

İllüstrasyonlar:M.K. PEKER
1. Basım 2017
139 Sayfa

Olduğu Kadar Güzeldik 'ini okumuşum en son , çok uzun zaman önce , sonrasında neden başka bir kitabını okumadım bilmiyorum ama o kitabı çok beğenmiştim.

Bu kitabını bir etkinlik için okudum , ilk 50 sayfada bir türlü kafamı toplayıp konuya hakim olmadım .

Bilindik eski zaman hikayelerinden biri gelecek diye beklentim yüksek başlayan kitap , İstanbul'a geliş kısmıyla beraber , farklı bakış açılarına yer vermesinden mi, hikayenin bir kısmını vermek yerine bir bölümde bütün hikayeyi anlattığından mı nedir çok kaptırıp götürebildiğim bir hikaye olmadı benim için. 

Oysa 139 sayfa bir şey kitap , kolay da okunuyor.

Aslında hikaye de iyi fakat ah işte, o fakat bende bir miktar rahatsızlık hissi uyandırıyor .

Nasıl desem , anlatımı mı daha samimi bekliyordum acaba  belki de bu beklenti başka hiçbir kitabını okumadığımdan yazarın üslubunu tanıyamamışlığımdan ibarettir , kim bilir !

Yine de tür olarak yerli edebiyatta çokça karşılaşamadıklarımızdan olduğundan , okunması gerekenlerden ve iyi ki okudum dediklerimden biri oldu.

Mahir Ünsal okumalarım bu kitapla kalmasın istiyorum .

Not: Kitap içindeki resimler ayrı bir hava katmış kitaba, çokça beğendiğimi ifade etmek zorunluluğunu hissediyorum.





24 Ekim 2014 Cuma

105-OLDUĞU KADAR GÜZELDİK- MAHİR ÜNSAL ERİŞ

1-2. Baskı 2013
3. Baskı 2014
124 Sayfa

"Hay ben böyle aşkın ıstırabını !" deyip kalaylayamıyorsun çünkü, aşk da senin ıstırap da."

"Sen yokken , yani sen evde aşk acısıyla , bittikçe altüst edilen bir kum saati gibi damla damla tükenirken, bu insanların hepsi yaşamaya devam ediyorlar.Elektrik faturası yatırıyorlar, sinemalara gidiyorlar, araç muayenesi yaptırıyorlar , kat karşılığı arsa için müteahhitlerle pazarlık ediyorlar, arabalara , dolmuşlara , teknelere , trenlere biniyorlar, konuşuyorlar, gülüyorlar , kavga ediyorlar, ter kokuyorlar, ayakkabı boyatıyorlar...Bir sen yoksun içlerinde ve bunun farkında bile olmuyorlar.Seni bu hale koyan bile onların arasında dolaşıyor, yaşıyor , ediyor ama sen evde oturmuş , dünya durdu sanıyorsun."

"Hayran hayran bakardı bana , sussam öpüverecek gibi.Offf! Git aklımdan n'olur!"

Çocukken , o bıyıklı favorili arkadaşlarını bizden daha çok sevdiğini , onlar öldükleri için ve onları özlediği için bizi bir türlü sevemediğini , bize bu yüzden bir türlü öyle gülemediğini düşünürdüm babamın.Çünkü babamın gülüşü , devrim ihtimalinin sıcak olduğu günlerde , pankartların afişlerin arasında bir yerlerde donup kalmıştı, biz çözemiyorduk."

"Mahzun değildi , buruk ama inceden mağrurdu.Çok konuşmuyordu ama bize birçok şey anlatmanın bin türlü yolunu bulmuştu."

"Öyleyse yaşamak , hayata karşılık hayallerden vazgeçtiğimiz bir kaybetme biçimidir."

****************

Bu kitapla yazar 60. Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı'nı kazanmış.

Kitabın içinden sadece 'Benim Adım Feridun ' bir dergide yayınlanmış , diğerleri Eriş'in annesi ve babası aferin desin diyeymiş.

Çok güzel hikayeler bunlar.

Yakın tarih kokuyor buram buram.

Ve fena halde duygulandıran babalar , acayip düşüncelere haiz evlatlar.

Bazı zamanlar var ki okumaya , dinlemeye doyamaz insan.

İşte benim için tam o yıllar.

Bir de tam attığını vuran cümleler.

Enteresan laf ebecikleri.

Güzeldi , hem de çok...


8.