Çeviri:Ülker İNCE
26. Basım 2015
611 Sayfa
"İnsan topluluklarının yazgıları"
alt başlığı ile çıkan kitap , insanlık tarihine ışık tutmak adına önemli bir kaynak.
"Anlamak çoğu kez sonuçları tekrarlamak ya da ebedileştirmek amacına değil , o sonuçları değiştirmeye çalışma amacına hizmet eder."
Sonuçları değiştirmek istiyorsak , sebepleri iyi anlamalı, analiz edebilmeliyiz.
Bunun için de önce öğrenmemiz gerekir.
Kabul ediyorum ki tarih , her zaman bir miktar eksik kaldığımı hissettiğim türdür.
Okuduğum kitaplarda da her ne kadar yakın tarihi takip etmeye çalışıyorsam da asla istediğim seviyeye ulaşabilmiş değilim.
İnsanlık tarihi ise her zaman bir ucundan başlamak istediğim ama hep ötelediğim gurupta yer aldı.
Fakat yaş geçiyor ve bir yerden başlamak şart :D
"Tarih farklı halklar için farklı yönde gelişti ama bu çevresel farklardan dolayı böyle oldu , o halkların biyolojik farklılıklarından dolayı değil."
Bir yerden başlayacaktım ama en başından başlamak istiyordum , şu sıralar fazlaca okunan bu kitabı tercih etmemin sebebi budur , tarihe en başından başlama isteği :D
"İnsanlık tarihinin temel olgularından biri, Güneybatı Asya'nın Bereketli Hilal denen kısmının tarihte ilk önemli bölge olmasıdır.Kentlerin , yazının , imparatorlukların , (iyi ya da kötü ) uygarlık dediğimiz şeyin ve uzun bir zincir oluşturan bütün gelişmelerin başlangıç noktası burası olmuş gibi görünüyor."
Kitabı yavaş okudum , neredeyse 2 ay elimde kalmasının sebebi olarak sayfa sayısını göstermem mümkün değil , kitap o kadar dolu ki bilgi açısından sindirerek okumak lazım.
"Orta çağda teknolojinin akışının yönü bugünkü gibi Avrupa'dan İslam alemine değil, büyük oranda İslam aleminden Avrupa'ya doğruydu."
Düşünerek , anlamlandırmaya çalışarak okuduğum kitap 2 ay boyunca başucu kitabım oldu.
"İster bir şeflik olsun , ister bir devlet , herhangi bir sınıflı toplum için insan şunu sormalıdır: Halk kendi çileli emeğinin ürünlerinin hırsızkratlara aktarılmasına niçin göz yumuyor?"
Bir de kitap öyle şeyler anlatıyor ki, tarih tekerrürden ibaret sözü adeta mıh gibi aklıma kazınıyor.
"Hırsızkratların halkın desteğini kazanmalarının son çaresi hırsızkrasiyi haklı çıkaracak bir ideoloji ya da din inşa etmeleridir."
"Bütün kıtaların 13.000 yıllık tarihini 600 sayfalık bir kitaba sığdırmak demek , her kıtaya her 150 yıl için ortalama bir sayfa ayırmak demektir, bu da kısalığı ve basitliği kaçınılmaz kılar."
Yazarın da dediği gibi , sadece bu kitabı okuyup insanlık tarihinin tamamını okudum diyebilmenin imkanı yok.
"Tüfek, Mikrop ve Çelik'in konusu, son 13.000 yıl içinde farklı ana karalarda karmaşık insan toplumlarının niçin farklı geliştiğidir."
Tarih konusunda bilgisizliğim , kitabın ne derece doğru önermeler geliştirdiğinin analizini yapabilecek seviyede değil , ama bir başlangıç kitabı olarak okunabilir, anlaşılması kolay bir kitap .
İçinde fazla bilimsel kelimelerin olmaması ya da dilinin sadeliği kitabı okurken , okura keyifli zaman geçirtebilme özelliğini de birlikte kılıyor.
O sebepten ben gibi yeni tarih okumaya başlayanlar ya da çok okuyup analiz yapmak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap.
Yine de siz bir tarihçiye danışın :D
.

