2011 Basım
301 Sayfa
Yerli bir polisiye , hem doğal -ki bu benim memleketimde hep zorlama gibi geliyor bana -istisnalar kaideyi bozmaz-hem akıcı , hem de çok fena heyecan uyandırıcı bir kitap.
Gerçekten ilk satırlarından itibaren Komiser Avni'yle birlikte hissediyorsunuz kendinizi ya da ben öyle hissettim.
Çok akıcı , bazen hüzünlü , yer yer acıklı , çokça heyecanlı bir roman bu.
Yazarı not ettim , başka kitapları da var ve ben onları da okumak istiyorum .
Şimdi buraya yazmak konusunda karasız kaldığım fakat bazı kitaplarda yapıldığında aklımın sürekli takıldığı yerler oluyor.
Niye kararsızım , çünkü kitap gerçekten güzel haksızlık ta etmek istemiyorum ama .
Niye kararsızım , çünkü kitap gerçekten güzel haksızlık ta etmek istemiyorum ama .
Anlam bozuluyor ya da anlatmak isteneni anlamıyorum gibi bir durum söz konusu değil fakat benden kaynaklı bir takılma hali bu .
Daha dikkatli mi okunsa basılmadan önce kitaplar ?
*******************
"Homurdanarak odasına girdi.Telsizini şarj aletine koyup, koltuğuna oturdu.Açık olan kapıya doğru,
'Çay gönderin ' diye bağırdı.Tam koltuğuna oturacağı sırada yeni mezun bir polis kapıyı çalıp topuklarıyla selam verdi."
syf.133
Siz de bir okusanız ve benim takıldığım yeri bulsanız çok güzel olur aslında :D

