24 Kasım 2020 Salı

PARAFİLİ- JANE CASEY

 

2. Basım 2016
Olimpos yayınları 
11.06.2018 de takasla gelmiş 
14.11.2020 de bitti
482 sayfa

Kitabı elime 2 yıl sonra almış olmamdan mı utanayım, hiç okuma yapamadığıma mı yanayım, olsun bu da böyle bir dönemdi diye kendimi mi avutayım. Hayatımda yaşadığım en b*ktan yıl olabilir 2020, umarım bir an önce defolup gider. Gerçi o gidince yerine gelecek olandan daha çok korkuyorum ama ...
Neyse kişisel hissiyatlarla doldurmayayım blogu yazacak çok şey olsa da ...

Efenim kitap aslında bir seri, Maeve Kerrigan serisinin 4. kitabı, tabii ki bilmeden balıklama daldım, hikaye iyiydi kısa zamanda hem de yapılacak onca işin arasında bitiverdi. 5. kitabını ingilizce olarak indirmeye çalışıyorum çünkü gerçekten beğendim :)
Bir polisiye hikaye; güvenmek, sadakat , insan hakları vs...,

Ve tabii ki çözmeye çalıştığımız bir vaka...

Evet tahmin ettiğiniz üzere katili bulamadım, bu da kitabı daha çok sevdirdi bana.
Devamı gelsin inş...

Sizlerde neler var neler yok, buralarda uzunca zaman olmamamın bilgisizliği ile yazın desem, ve inş yazmaya devam edebilirim kaldığım yerden...

Bloglarda kimler aktif onu bile bilmiyorum, dolayısı ile hala yazan arkadaşlar "buradayım" derse ziyaret etmek isterim bloglarını...

Sağlıkla, sevgiyle...



18 Kasım 2020 Çarşamba

For english 3


Bu kitap oldukça basit yazılmış, başlangıç seviyesinde bile anlaşılabilir olduğunu düşünüyorum . Ayrıca A. J. Hoge' un podcastları da mevcut nette, İngilizce öğretmekten ziyade kişisel nasıl gelişebilirizden  bahsediyor, ben seviyor ve ara ara da dinliyorum. Şiddetle tavsiye etmek dil öğrenme kısmında riskli ama bence önerdiği yöntem mantıklı :) 


Efenim bir LGTB hikayesi, bilmiyorum O'nun kurduğu cümlelerin bir tuhaf oluşu mu, benim kelime hazinemin kıtlığı mı sebep ama milletin ayılıp bayıldığı kadar ayılamadım belki bayılma kısmı düşünülebilir :( tamam bu kısım için özür dilerim. Bazen böylesi espriymişsel gerzeklikler yapabiliyorum :) İngilizce de olsa Türkçe de olsa okumalarıma dönmek istiyorum artık, o sebepten de blogda taslak olarak kalmış postları girmeye devam ediyorum. Sizleri de özlemişim ne yalan söyleyeyim. 

Sanırım bugüne kadar en hızlı okuduğum kitap. Ya kelimeler çok temeldi ya da ben birazcık kelimelerimi iyileştirdim. 
Goodreads'da 3 yıldız sırf hızlı okuyabildiğimden,
 yoksa hikayenin kahramanlarının ailevi bağlantıları ve ne yazık ki neden ve nasıl olunduğu anlaşılamayan, o ansızın hissedilebilinen sevme hali pek inandırıcı değildi. 



18 Eylül 2020 Cuma

EPUB - PDF



Serinin diğer kitaplarını ingilizce indirdim ama bu ilk kitapta kadın baş kahramandan nefret ettiğimden diğer kitaplarına elim gitmiyor. Tahammülü kıt bir insan olma yönündeki ilerlemem hızla sürmekte. Zaman geçirmelik kitap bulmakta zorlanmaktayım. Kitabı bir hafta önce bitirsem de bunları yazış tarihim 7 Ağustos.


Bazen gerçekten zorla kitap bitirmek zorunluluğu hissetmekten çok yoruluyorum. Ne güzel çerezlik kitap alıyorum elime, zaman öldürmek maksat ancak kitabın beni öldürme kastı daha fazla sanırım. Bitti ama beni de bitirdi dediklerimden biri daha.





Aylar sonra elime aldığım zirilyon adet kitaptan biri bitti, sevinmeyek mi kardaş. :)

İşin şaka kısmını bırakacak olursam, makale okumaktan ve ders çalışmaktan başka bir şey yapmadığım bir 3 ay sonunda ilaç gibi geldi umarım devamı da gelir. 8 Eylül...



10 gün önce devamı gelir umarım demişim, gelmiş. Son 2 kitabım taze okunmuşlardan. Henüz ciddili kitaplara geçecek cesaretimin olmaması bir yana bu tarz kitaplarla bile devam edebileceğim meçhul. 
Ama hikaye iyiydi ve tabii her aşk kitabı gibi kusur/mantık hataları mevcut ama o kadar kusur kadı kızında da olur diyor, kitap okumaya tekrar dönmek istiyorum. Ama önce ödevler yapılsın :)



8 Eylül 2020 Salı

SELAM



Selam size de, 

en mavisinden gözler

toplanmamış masalar

harfleri düşmüş bilgisayar

bitirilmemiş makaleler

yarım kalmış kahveler

çalışılmamış dersler

sürülmemiş ojeler

yarım kalmış kitaplar

bitmemiş diziler

aylardır uğranmamiş blog

cevapsız kalmış yorumlar

hiç gidilememiş okullar

taşınmamış evler

cevap gelmeyen başvurular

kararsızlıklar, belirsizler...

Haydi be Eylül,


bir gayretle gel....bir gayrete gel...

Umudum yok koşmaya, 

tut elimden, 

adım atsak yeter...






7 Ağustos 2020 Cuma

EPUB - PDF


Evet Harlequin serileri kısa oluyor, sayfa sınırlı olduğundan bir miktar kısaltılarak yazılıyor ama bu kitapta her şey 'dan' diye başlayıp 'dan' diye bitti.


Her ne kadar kronolojik değil dese de yazarlar, bir düzenle yazılmış olduğu söylenebilir. Hem felsefeden hem de düşünce dünyasında bulunan ünlü isimlerden konu açarak fıkralara ulaşılmış.  Ya da tam tersi olmuş 🤣 Açıkçası beklediğim bu değildi,  okuyalı da epey oldu.


Yine bir " ne olur 2 dakika müsaade et unutayım" kitabı.  Fakat o kadar çok mantık hatası var ki bırak beni düşündürmeden 2 saat geçirtmeyi,  2 dakikaya bile imkan veremedi. Sağlık olsun diyor, şu dönemde mümkün olduğunca beyaz serilerden devam ediyorum.

 Bir zaman sonra buralara ve kitap okumaya geri döneceğim ümidiyle...

27 Mayıs 2020 Çarşamba

KÖTÜ KIZLAR ÖLMEZ - KATIE ALENDER

1. Baskı 2015
Çeviri: özlem özsoy 
Bad Girls don't Die
286 sayfa 

"Zaman ileriye doğru iki dakika sıçramış ve beni geride bırakmış gibi hissediyordum."

Evet en nihayetinde biten bir kitap, oldukça akıcı, korkutmasa da tüyleriniz hafiften ürperiyor, gece okunması tavsiye edilmez :)

Ama ben çok cesurum diyenlerin, korku-gerilim sevenlerin kaçırmaması gerekir .

Dünya çapında bir korku filminde imiş gibi yaşadığımız, ülkemizde hayatta/ayakta kalmak için mücadele ettiğimiz, her şeyi tam olanların psikolojilerinin eksildiği bir dönemde kafamı dağıtabilmiş bir kitap olması ile yazar kutlanmalıdır.

Özellikle yazmamak için direniyorum; 
YKS, LGS ve ülkenin bilumum alengirli kararların hakkında...
EYT için de direndim...
Sanırım direne direne delireceğiz...
Umarım hiç olmazsa bu ülkenin geleceği olacak çocuklarımız psikolojik yıkımlarını asgaride tutsunlar.

yazmayacağım. yazmayacağım. yazmayacağım.


17 Mayıs 2020 Pazar

TANRIÇA GÜNLÜĞÜ- NATSUO KİRİNO

İngilizce’den çeviri:Aycan BAŞOĞLU
The Goddess Chronicle
1. Basım 2017

Kitaba 24 Nisan’da başlamışım, aslında okumayı çok istediğim kitaplardan/yazarlardan biriydi.

Olmadı ama bunun kitapla alakası yok.


Yaşayanlar, ölülerin bir süre yasını tutar ama zamanla unuturlar. Yaşayanlar çok bencil, şımarık, yaşama eyleminin kendisiyle öylesine baştan çıkarılmıştır ki geçmişi hatırlamazlar.’

Kitapta böyle diyor ama gerçek hayatta bu kadar kolay olmuyor unutmak. Ne kadar unutmuş gibi yapsanız da, normal halinize dönmüş görünmeye çalışmak bile başlı başına bir mücadele halini alıyor bir süre sonra ve bu mücadeleyi kaybetmemek için her gün biraz daha zorlanmak mecburiyetine düşüyorsunuz. Ama bu zorlanmayı geride kalan ve sizi önemseyenler için göğüslemek mecburiyetiniz oluyor ve dolayısı ile içiniz yanarken susmayı, sabretmeyi ve tabii ki rol yapmayı öğreniyorsunuz. 

Ölümün kaçınılmaz bir gaddarlığı vardı.’ 

Belki de Japon edebiyatının en harikalarından birini okumak için seçtiğim zaman, inanılmaz derecede yanlıştı ya da tam olarak zamanı değildi bu kitabı okumanın... Ölümün etrafımda kol gezdiği bir zamanda, ölümün her yeri kapladığı bir kitap okumak biraz yaralarımın kabuğunu kaldırmak gibi gelebilir, belki de o kabuktur rahatsız eden yaradan daha fazla beni.

Kalbin ağrıyı hatırladığı müddetçe bir yara asla iyileşmez. ’

Oysa pek çok kişi, kalbimdeki sancının her gün biraz azalacağını söylemişti. Babam gideli 40 , Anneannem gideli 32 gün olmuş...
İlk günkünden bile çok acıyor. Belki de bu kadar çabuk, böyle beklenmedik ve bir anda gidişleridir ilk zamanlarını inanılmaz gibi hissettiren. 

Gün olduğu müddetçe, gece de olacak . Ve Yang olduğu müddetçe de Yin. Her önün bir arkası var be siyah olmadan beyaz olmuyor. Bu dünyadaki her şey zıddıyla, eşiyle var.’

Japon mitlerinden, Kadın ve Erkekten, doğum ve ölümden, sevgi ve nefretten , ve aslında tam da hayattan anlatan bu kitabı okuyun. Yazar da iyi yazıyor, keşke kendi dilinden okuyabilseydik. 

Ve tabii kitaptan aldığım son satırların gerçekleşmesi niyetiyle...

‘Yalnızca her şeyi unutmak istiyorum.’

Bambaşka bir postta yazmak istiyordum, hatta yazdım da... taslak kalan pek çok defa... her defasında hep eksik geldi yazdıklarım... hep artık hafiflemişse diye başladım...olmadı yayınlayamadım....


Bir gün baba... Seni anlatmayı istiyorum...Ve deli gibi özlüyorum...