Dokunmadan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dokunmadan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2018 Perşembe

DOKUNMADAN - NERMİN YILDIRIM

1. Baskı 2017 
314 Sayfa

"Ruhunuzu ele geçiren zifiri karanlığa diri diri gömülmeye niyetiniz yoksa, kendi ölümünüze fazla kafa yormaz, o kapınızı çalmadıkça bizzat hatırını sormazsınız. "

"Bir tür soygun ganimetiydi nihayetinde zaman. Yağmalanmış bir şey. Biz onu dünyadan arakladığımızı sanırken, dünya ömrümüzden tırtıklardı. Biz ona yaslanıp bir şeylerin başlamasını beklerken, o tüm varlığıyla bir şeyleri bitirmeye adanmıştı."


"Büyümeden yaşlanmak diye bir şey var . Bazen eksik kalmış bir dokunuşa bakar."


**********


Öncelikle kitap lise arkadaşımdan hediyeydi , "di " diyorum çünkü geçen yıl hediye edildi zannediyorum. Okumadığını düşünüyorum ama yine de kendisine buradan kocaman bir teşekkür etmek istiyorum . Çünkü Nermin Yıldırım adını duyduğum, okumak istediğim fakat bir türlü kitaplarına sahip olamadığım yazarlardan biriydi.

Teşekkürler Elçin, hem bu güzel hikayeyi okumama vesile olduğun hem de Nermin Yıldırım ile beni tanıştırdığın için.

Gelelim kitabımıza, roman formatındaki kitabımızın baş karakteri tam bir sosyolojik ve psikolojik vaka . Yazarın kelime hazinesi ve bu hazineyi değerlendiriş şeklini çok beğendim hatta ilk sayfalarda buna özellikle dikkat ettim, sonrasında okur alışıyor tabii.

Hikayenin etkileyici olduğunu da söylemek zorundayım , gidişatı ve sonunun bu şekilde olması beni tatmin etti fazlasıyla.

Son dönemde modern edebiyatımıza izini bırakacak bir yazar olduğuna inanıyorum Nermin Yıldırım'ın.

Buraya kadar yazdıklarımı dikkatle okuduysanız, yazdıklarımda  bir "ama" izi olduğunu fark etmişsinizdir diye düşünüyorum.

Diğer kitaplarını okumamış olmakla birlikte , bu kitabında ve son zamanlarda okuduğum modern yerli yazarlarda genel olarak hissettiğim bir şey bu "ama".

Şöyle ki , sanki topyekûn modern yazarlarımız, sosyal ve siyasi olayların tamamına sadece 1 kitapla değinmek istiyorlar. Ve işin özü bu çaba içinde bazı konulardaki yargılar erken verilmiş ya da olasılıkla basite indirgenmiş ya da taraf gözetilmiş hissi uyandırıyor okurda.

Ülkemin sorunları bitmez, şimdinin yazarları tabiidir ki değinsinler ve ilgilensinler hepsi ile ama bazı konular sadece bir iki örnek ile ifade edilince ya da ne bileyim , başka bir konu içinde yedirilmeye çalışılınca eğreti duruyor.

Ya da bana öyle geliyor. 

Biraz uzun oldu ama buraya kadar sabrettiyseniz bir iki cümle de olsa siz de fikirlerinizi benimle paylaşır mısınız?

Kitapla kalın...