26 Şubat 2018 Pazartesi

KİBARLIK BUDALASI -MOLIÉRE

Çeviri:Tuncay TÜRK
5. Basım 2015
94 Sayfa

Merhaba sevgili kitap sever,
şimdi diyeceksin ki "İnsan niye tiyatro metni okumak ister?"
Bir miktar uzun olacak ama sabredip okumaya devam edersen , bu sorunun cevabını alacağını düşünüyorum , en azından ben bu soruya bir cevap verebileceğimi düşünerek bu satırları yazıyorum :)

“Le Bourgois Gentilhomme”  orijinal adı eserin , ilk defa Château de Chambord’da, XIV. Louis’nin huzurunda oynandığı ve kralın oyuna çok kızarak 5 gün odasından çıkmadığı anlatılıyor .

Tabi Moliere için bu 5 gün bir hayli uzun sürmüş olmalı .


Adile Ayda 'nın Lamartine'den ,  Beşir Ayvazoğlu'nun Adile Ayda'dan , benim de Beşir Ayvazoğlu'ndan nakledeceğim üzere ;

"XIV. Louis, Girit cephesine gönderdiği kuvvetler 1668’de ağır bir hezimete uğrayınca öfkelenip İstanbul’daki daimi elçisini geri çağırmış, yerine sadece bir maslahatgüzar tayin edileceğini bildirmişti. Fransa’nın bu tuhaf davranışını ciddiye almayıp sadece bir blöf olarak gören Saray, elçinin niçin geri çekildiğini öğrenmek için Müteferrika Süleyman Ağa’yı resmi bir mektupla Paris’e gönderdi.
***
Fazla ciddiye almadığı ülkelerde ikamet elçisi bulundurmayan Osmanlı Devleti’nin endişeye kapılarak Paris’e daimi bir elçi gönderdiğini zanneden Kral, aslında sadece bir kurye olan ve 4 Ağustos 1669 tarihinde Toulon Limanı’na ulaşan Süleyman Ağa’nın muhteşem bir törenle karşılanması emretti.
Tören, Büyük Efendi’nin, yani Osmanlı padişahının sarayında nasıl yapılıyorsa öyle yapılacaktı. Kral, yabancı elçileri padişahın değil sadrazamın kabul ettiği hususunda uyarılınca bu rol Hariciye Nâzırı’na verildi ve alelacele Türk usulü alçak sedirlerin ve iskemlelerin bulunduğu bir mekân düzenlendi, gülyağları, şerbetler ve kahve temin edildi. Sadrazam rolünü üstlenen Hariciye Nâzırı, Süleyman Ağa’yı ve maiyetindekilere bu mekânda iki defa ağırladı.
Hariciye Nâzırı, ilk görüşmede padişahtan bir mektup getirdiğini ve bu mektubu Kral’dan başkasına vermesinin mümkün olmadığını söyleyen Süleyman Ağa’nın görevinin mahiyeti ve kapsamı hakkında şüpheye düşmüşse de renk vermemişti. Asıl komik sahneler sarayda cereyan ediyordu.
***
Esvapçıbaşısından Osmanlı padişahının törenlerde altın ipliğinden dokunmuş bir elbise giydiğini öğrenen Kral, ondan aşağı kalmamak için kendisine altın kumaştan bir elbise ısmarladı ve saraydaki bütün pırlantalar kullanılarak süslenmesini emretti. Kabul günü, Osmanlı elçisine kudretini, zenginliğini ve ihtişamını göstermek için bu süslü elbiseyi giyip tahtına kurulan XIV. Louis gerçeği öğrenince beyninden vurulmuşa döndü. Mektuba göz atılınca, Süleyman Ağa’nın elçi değil, sadece mektup taşımakla görevli bir kurye olduğu anlaşılmıştı.
XIV. Louis’yi asıl çıldırtan, Süleyman Ağa’nın çıkarken “Kralımızın elbisesini nasıl buldunuz?” diye soran asilzadelere söyledikleriydi: “Padişahımız efendimizin selama çıktığı zaman bindiği at bile daha süslüdür!”
***
Kral’ın düştüğü gülünç durum ve Süleyman Ağa’nın sözü soylular arasında dilden dile dolaşmaya başlamıştı. Paris dedikoduyla çalkanıyordu. Üstelik Hariciye Nâzırı’nın ısrarıyla İstanbul’a çağrılan elçinin yerine yeni bir daimi elçi gönderilmişti.
Soylular sınıfının kendisine göstereceği saygıya her şeyden fazla değer veren XIV. Louis, prestijinin tehlikede olduğunu fark edince, Saray erkânının nezdinde eski itibarını kazanmak için Molière’den Türkleri maskara edecek bir komedi sipariş etti. Ancak sonuç onun için büyük bir hayal kırıklığı oldu; çünkü “Le Bourgeois Gentilhomme”, Türkleri değil, kralın kendisini ve Fransa’yı gülünç gösteriyordu. "

Özet olarak;
 kitap /oyunun, Osmanlılar/Türkler için yazıldığını öğrenmem dikkatimi çekti .

Ve XIV. Louis'in düştüğü durumu öğrenmem açısından okumam lazımdı :D 

Oyunda sahne 9'da , gerçekten de Osmanlı şehzadesi ve bazı şeyler  geçiyor . Fakat konuşulan dil enteresan, Türkçe değil orası kesin fakat hangi dil olduğu benim için ciddi bir merak konusu oldu.

Eğlenceli bir kitaptı , sanırım Dormen tiyatrosu tarafından hala sahneye  konulmakta , fırsatınız olursa gidin derim , ben okurken bile bir hayli eğlendim :D




24 yorum:

  1. Tavsiye için teşekkürler canım.
    Notlarımı aldım 💗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. incidennotlar ,
      rica ederim efem vazifemiz :D

      Sil
  2. Tiyatro metni okumayı ben de severim okumamıştım Kibarlık Budalası nı.... Okuyunca bende yazarım görüşlerimi SevgilerS

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SevKoz,
      sabırsızlıkla bekliyorum yorumunu , sevgiler karşılıklı :D

      Sil
  3. Ben yıllar önce okumuş ve çok sevmiştim.
    Sevgiler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayat İZlerim , kitap sesleri ,
      ben de okuduktan sonra daha önce okumuş olabileceğimi düşündüm ama sanırım hikayesini yeni duydum :D

      Sil
  4. Bir kütüphaneden yanlışlıkla almış, aldım okuyayım diyerek ilk defa o zaman okumuştum tiyatro metni.
    Güzeldi ama devamı gelmedi sonra. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap Güneşim,
      kaçırma bunu , seveceksin biliyorum :D

      Sil
  5. çok uzun zaman oldu okuyalı.. çok severim molere'nin tarzını.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emine Öztürk ,
      harika yazıyormuş orası bir gerçek :D

      Sil
  6. Tiyatro metini okumayı sevmiyorum malesef . Ama bu kitaba yaptığınız yoruma bayıldım , yorumunuzu okurken kitabı okumayı istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. izel tolu,
      bunu seversin diye düşünüyorum :D sevgiler...

      Sil
  7. oyunun hikayesi hayli merak uyandırıcı gerçekten, çok uzun zaman önce Cimri'yi seyretmiştim, Kibarlık Budalası da oldukça tutulan bir oyun, kitabı da eğlencelidir diyorsan okunur tabi, eline sağlık Eylem'cim:)

    YanıtlaSil
  8. Tiyatro metni okumayı sevmem diye bir ön yargım vardı. Ama bir nedenden okuyunca sevmiştim. Buna da bakayım bir ara...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saadet USlu ,
      bunu da seveceğinizi düşünüyorum :D

      Sil
  9. Moliere^nin oyunları eğlenceli oluyor. Cimri de çok güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şule uzundere ,
      bundan sonraki Moliere tercihim Cimri olacak sanırım :D

      Sil
  10. Moliere ile ilgili tüm metinleri ve oyunlarını çok severim. Siz de çok güzel yazmış meraklandırmışsınız. Henüz metnin tamamını da değil denk geldiğim kesitlerini okumuştum ama şimdi tamamını da okumak istedim :)
    Emeğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Feri Peri,
      zaten çok uzun değil , kısacık bir şey :D okursunuz umarım :D

      Sil
  11. Cimri'yi,Hastalık Hastası'nı okumuştum ama bunu okumadım ben daha:/
    Okunur tiyatro metni niye okunmasın aybalam :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sunun harikalar diyarı ,
      ne bilem ya belkim de okunmaz dedim ama yorumlar yanıldığımı söyleyebiler aybalam :D

      Sil
  12. Ya ben böyle bir ayrıntıyı nasıl bilmem!? Hayıflandım. Türklerle dalga geçmek isterken çarpılanlar :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahçe perim,
      ahaha , gerçekten öyle olmuş biraz :D

      Sil