11 Temmuz 2018 Çarşamba

TEMMUZ AYI EPUB/PDF OKUMALARI


Temmuz ayında hiç kitap okuyamamışsam , neredeyse bloğuma uğrayamamışsam eve bile gidemediğimdendir. Dolayısıyla yorumlarınıza da cevap veremiyorum.  Sanırım yaz mevsimi boyunca bu rutin değişmeyecek 🤨 . Yine de sizleri unutamadığımı bilmenizi isterim. Kitap paylaşımlarıma dönüş yapabileceğim, kitaplardan konuşabileceğimiz günler dileğiyle...



Sandra Brown
Yaşamak için 
115 Sayfa
Harlequin

Nora Roberts
Güzel tehlike 
147 Sayfa 
Harlequin 

Linda Howard 
Aşk ansızın 
87 sayfa 

Kristen Proby
Kac Benimle
386 sayfa 

Savaş benimle
325 sayfa 

Oyna benimle
337 sayfa 

23 Haziran 2018 Cumartesi

KIRMIZI ZAMAN - MİNE SÖĞÜT

1. Baskı 2004
7. Baskı 2016
219 Sayfa


Kitap için, çok sevgili blogger arkadaşım , harika ötesi bir okur , umut veren öğretmen , gelecek nesiller için yeniden umutlarımı yeşerten sevgili Damla 'ya teşekkür ederim , seviliyorsun kuzum :=)

"Vicdan 
Tam kalbinizin altında duran bir organ ...
Vicdan, bir bebeği ilk ağlatan, 
Bir ölüyü son terkeden...
Vicdan..."

"Hayal kurmak her zaman ve her yerde serbest ama tehlikelidir."

"Yaşamın ilk şartı bir gün mutlaka ölmektir."

"Rastlantı belki de tanrının ta kendisidir."

"İnsanlar delilerden uzak dururlar çünkü kendi içlerindeki delinin uyanmasından korkarlar."

"Doğduğumuz andan itibaren yarıştığımız , savaştığımız ve sonunda mutlaka yenildiğimiz zaman! Bizden önce de bizden sonra da var olan, biz varken varlığıyla bizi kavuran , içinde şuursuzca can çekiştiğimiz kadim kavram..."


13 Haziran 2018 Çarşamba

HİTİTLER - İLKER KOÇ (Editör)

Derleyenler:
Çiğdem Atakuman
Tuğba Tanyeri Erdemir
Prof. Dr. Cem Karasu'nun katkılarıyla
Ekim 2006 Basım
130 sayfa 

"İnsanlar anlaşmak için geçmişten beri değişik işaretler kullanmışlardır. Bu işaretler içinde en kalıcı olanı ise yazının keşfi olmuştur. Yazı; konuşma dışında, insanların duygu, düşünce ve isteklerini ifade edebilmek için kullandıkları, belirli işaret ve işaret sistemlerinden meydana gelen kalıcı bir anlatım aracı olarak tanımlanabilir."

Bilinen en eski Anadolu Medeniyetlerinden biri, ODTÜ 'nün hazırladığı kitapta yalın bir dille anlatılmış .

Tarih okuyun.

Mutlaka okuyun!



7 Haziran 2018 Perşembe

İNSANIN KÖKENİ - RICHARD LEAKEY

Çeviri :Sinem GÜL 
167 Sayfa

"Yeryüzündeki yaşam tarihinde üç önemli devrim görürüz. Bunlardan ilki, yaklaşık 3.5 milyar yıldan önceki bir dönemde yaşamın ortaya çıkmasıdır. Mikroorganizmalar şeklindeki yaşam, önceden yalnızca kimya ve fiziğin işlediği bir dünyada önemli bir güç oldu . İkinci devrim , yaklaşık yarım milyar yıl önce çok hücreli organizmaların ortaya çıkmasıydı. Son 2.5 milyon yıl içindeki bir süreçte insan bilincinin ortaya çıkması da üçüncü olaydır ."

Kitabı "sanırım" geçen yıl Su hediye etmişti. Kendisine teşekkür ediyor ve bloguna bakmak isteyenleriniz olur diye SU'NUN HARİKLAR DİYARI na bir yol açıyorum.

Kitap adından da anlaşılacağı gibi insanın kökeni üzerine , yazarımız da bu alanda ünlü bir ailenin ,  antropoloji  uzmanı olan oğlu .

Her ne kadar son zamanlarda Dünya Tarihi üzerine okumalar yapmaya çalışsam da antropoloji üzerine yapılan çalışmaları es geçtiğimi fark ettirdi bu kitap bana .

Henüz kesinleşmiş ya da kanıtlanmış bir teori olmasa da , bugüne kadar yapılmış çalışmalar , bulunmuş örnekler ve tabii ki evrim üzerine yeni teoriler ile  sayfa sayısı az olsa da bilgi olarak fazlaca donanımlı bir kitap .

Hiç düşünmeden "okuyun" diyorum.


5 Haziran 2018 Salı

ACIMAK - REŞAT NURİ GÜNTEKİN

Osmanlıca'dan Aktaran: M. Fatih Kanter 
159 Sayfa


“Küçüklüğümden beri okumayı çok severdim. Günümün birkaç saatini kitaplara verdim. Okurken başka bir dünyaya girer, bütün dertlerimi unuturdum.”

Bir Reşat Nuri Güntekin klasiği , psikolojik tahlillerdeki başarısı bu kitabında oldukça kuvvetle hissettiriyor kendini.


Acımak bu romanın neresinde diye başlayan romanı , gözyaşları ile bitirebilirsiniz.

Çarpıcı sonu, Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi'nde etkin olan yazara bir kez daha hayran olma sebebidir .

Defaatle yazdım burada, bana kitapları seven belki de Çalıkuşu romanıdır yazarın .

Buna rağmen, 7 yaşını dolduracak olan bloğumda kendisine hiç yer vermemişim .

3 yıl önce daha çok yer bulacağını söylemiş olmama rağmen Akşam Güneşi boynu bükük kalmış burada .

Umarım kendisinden daha çok kitap okuyabilirim diyerek ve mutlaka okuyun notuyla paylaşıyorum yazarı.

Kitapla kalın.






1 Haziran 2018 Cuma

ÖLMEK İÇİN ON ÜÇ SEBEP- JAY ASHER

Çeviri:Müge ATALAY
1. Basım 2014
308 Sayfa

"Kimse, diğer insanların hayatını ne kadar etkilediğini bilmiyor."

Aslında kitabı ayın epub'larının arasına sıkıştırıverecektim ama ...

İşin aslı şöyle gelişti ;

Elif'e son zamanlarda sıklıkla rast geldiğim bir netflix dizisini , netflix olmadan nasıl izleyebilirim diye sordum.

Bazı dizileri başka sitelerde de izleyebilirsin cevabı üzerine , merak ettiğim ama o zamana kadar adına bile bakmaya zahmet etmediğim dizinin adının "Ölmek İçin 13 Sebep" olduğunu öğrendim.

Bunun üzerine indirdiğim epubların arasında kitabının olduğunu gördüm :)

Elif, her ne kadar dizisini daha çok beğendim dese de önce kitaba başladım.

Sanırım 150 . sayfalara geldiğimde sıkıldığımı hissedip diziye geçtim , sadece 30 dk izleyip kitaba döndüm ve bitirdim, anladım ki  diziden daha sıkıcı olamaz.:D

Tabii ilk 30 dakikadan çok bir şey anlamayacağım düşünülürse , dizi hakkında daha sonra yine bu posta bir şeyler yazabilirim .

Neyse o gazla kitabı bitirdim ama gelin sorun bakalım , kitap hakkındaki fikrim ne  ?

Kitap içeriğine dair bir şey yazmak istemesem de bu kitap hakkındaki fikirlerimi anlayabilmeniz için bir miktar ipucu vermek zorundayım.

Lise öğrencisi bir kız çocuğunun , dedikodularla başlayan , arkadaşlık ilişkilerindeki tatminsizlikle sonuçlanan intiharı anlatılıyor .

Hatta kız kitapta kendi anlatıyor , kimlerin intiharında dahli olduğunu , çünkü 13 farklı kişi hakkında kasetler dolduruyor ve ne gibi etkileri olduğunu anlatıyor .

Bu kasetleri de elden ele geçecek şekilde 1. kişiden itibaren postalıyor.

Baş erkek karakterimiz ile ortak anlatılan kitapta , çünkü kitap , kasetlerin onun eline geçmesiyle başlıyor , bence çok çok ufak tefek etkilerle büyük bir yıkım meydana getiriliyor.

Tabii o yaşlar için o kadar normal ki bu tür düşünceler ...

Hak ta vermiyor değilim fakat ben yaşı 35 i aşmış biri olarak o kadar sudan bahaneler olarak görüyorum ki bu sebepleri...

Aslında yargılamadan , bir an için genç olduğumuz zamanları hatırlamak adına okunması gereken kitaplardan biri .

Yine de herkesin ders çıkarabileceğini ya da keyif alabileceğini düşünmüyorum , o sebepten de "Okuyun!" ibaresi yerine "işinize gelirse " ifadesini tercih ediyorum.

Kitapla kalın...


30 Mayıs 2018 Çarşamba

SÜRGÜN GEZEGEN - URSULA K. LE GUIN

Çeviri: Ekin ODABAŞ
2. Baskı 2016
142 Sayfa 

"Bazı zamanlar insanlar da diğer insanlara uzaylılar kadar yabancı kalabilirdi."


Ursula'nın erken kalem ürünlerinden biri kitap ,kendisinin de önsözde yazdığı gibi bazı şeylerin kafasında henüz oturmamış olduğunu görmek mümkün; feminizm gibi.

Yine distopik bir dünya var hikayemizin arka planında.

Ve tabii savaş.

Bazı yazarlar prospektüs yazsa okuyacağım için, Ursula'nın bu kitabını büyük bir ilgi ile okuduğumu inkar edemiyorum.

Fakat herkese önerme konusunda kararsız kaldığımı da inkar edemeyeceğim.

Ursula'nın tarzını bilenler , kaçırmasın.

Okuduğum diğer Ursula Kitapları 

Yerdeniz Serisi

1-YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ




TEK KİTAPLARI







25 Mayıs 2018 Cuma

Mayıs ayı epub/pdf/ Çerez Okumaları

Pegasus Yayınları
Çeviri:Solina Silahlı
344 Sayfa

Dex Yaınları
Çev:Bilge N. Zileli Alkım
428 Sayfa

Dex Yayınları
508 Sayfa


Dex Yayınları
400 Sayfa


113 Sayfa


21 Mayıs 2018 Pazartesi

TAKKELİ FİRAVUNLAR - SABAHATTİN ÖNKİBAR

VE BÜYÜK SİYASİ SIRLAR
3. Basım 2014
195 Sayfa



"Bu kitapta cevabını bulacağınız sorulardan bazıları şunlardır:

-Cemaat ile Tayyip Erdoğan kavgasının bilinmeyen tarafları neler?

-Alparslan Türkeş'in hiç açıklanmayan pişmanlığı neydi?

-Semra Özal hangi medya patronundan bir çanta dolusu dolar aldı?

-Kumarhaneler Kralı Topal 5 milyon doları Ankara'da kime götürdü?

-Kasetlere rehin düşenler kimlerdi?

-İlkokula bile gitmemiş , bin yılın evliyası medya patronu kim?

-Kur'an üzerine yeminle nasıl ihale alındı?

-Türkeş'e göre Bahçeli mitçi miydi?

-Cemaatlerde uçan şeyhler ve Omerta yasası.

-Türk iş adamlarına New York'ta kadın arkadaş bulan AKP'li kimdi?

-Gazeteciye "Eşimi müsteşar yaptır " diyen bakan kimdi?

-"Kıbrıs ayakbağımız " diyen Genelkurmay Başkanı kimdi?

-Mehmet Ağar ile Erkan Mumcu nasıl tehdit edildi? "




18 Mayıs 2018 Cuma

DİRİLİŞ - TESS GERRITSEN

Die Again
Çeviri :Cumhur Mısırlıoğlu
1. Baskı 2015
440 Sayfa

Bu bir Rizolli &Isles serisi kitabıdır .

Aslında Tess severler için daha da bir şey yazmama gerek olmadığını düşünüyorum . 

Ama aramızda "kim bu Tess Gerritsen " diyecekler için bir kaç satır daha karalamalıyım .

Öncelikle blogun arama sekmesine Tess Gerritsen yazarsanız , sanırım bu yazarın çıkmış bütün kitaplarını okuduğumu görebilirsiniz .

Kendisi doktor olan ama yazar olarak yaşamını sürdüren Tess ablamız , tıbbi gerilimleri ile bilinmekte .

Bir de Rizzoli & Isless serisi var ki evlere şenlik.

Hem polisiye , hem tıbbi ...düşünün ikiliyi .

Dizisi de yapıldı , 2 bölüm falan ancak izleyebildim , kitapların verdiği keyfi vermedi bana , karakterler kafamda yarattıklarım ile de uymamıştı.

Artık yeni kitap alırken 2 hatta 3 kere daha düşündüğümden (yer sorunu) Tess ablanın bu kitabını da edinememiştim , Epub olarak takip ettiğim siteye düştüğünü görünce inanılmaz mutlu oldum .

Sanırım 2 günde bitti.

Artık ilk okuduğum hikayeler kadar heyecan vermese de , standart bir anlatımı olsa da , farklı konu ve konuklar için okuru dünyanın hiç gidilmedik yerlerine götürse de seviyorum bu kadının tarzını .

Sırf o sebepten de okumaya devam ediyorum.

Not: Kanlı , polisiye ,tıbbi , kriminolojik olaylar ilginizi çekmiyor ise asla bulaşmayın :D


14 Mayıs 2018 Pazartesi

GİZLİ AŞKLAR -HIFZI TOPUZ

2. Baskı 2015
239 Sayfa 


Hıfzı Topuz'dan okuduğum 4 ya da 5'inci kitap .

İçlerinde "eh işte" diyebileceğim, okumanız konusunda baskı yapmayacağım kitap, oysa Yaşanmış Öyküler alt başlığı ile verilmiş olması beni bir hayli heyecanlandırmıştı .

Kitabın adıma imzalı oluşu da bu heyecanıma katkıda bulunmuş olabilir .

Eşimin imzalatmış olması da ayrı bir detay tabii.

Hıfzı Topuz , Eylem Hanım'ın gizli aşklarına diye imzalamış ama  kitabı okuduktan sonra eşimden bana gizli bir mesaj mı verilmek isteniyor diye düşünmedim desem yalan :)

Goy goy'u bir kenara bırakacak olursam , kitabın ilk yarısı ki neredeyse 120 sayfa gibi bir kısmı Topuz'un kendi aşklarına ayrılmış , diğer yarısı ise isimlerini gizlediği arkadaşlarının aşklarını barındırmakta.

Kendi aşkları evliyken de sürmüş , bir röportajında bunu kendisi de dile getiriyor zaten , şu yazar erkekler bir değişik oluyor vesselam , yazdıkları kadar yaşamaları gerekiyormuş gibi sanki ...

Belki de gerekiyor kim bilir , ne yazarım ne de erkeğim neticede , bu konuları anlamak benim haddime değil .

Erkek milletindeki bu  poligami tutkusunu da onları anladığım kadar anlayabiliyorum,
 yani hiç.

O nedenle de kitabı sevemiyorum .

Hikayeler güzel olabilir ama benim evlilik /birliktelik anlayışıma uymadığından 1 günde bitebilecek kitap 5 gündür elimde sürünüyor .

Neyse uzatmayayım , bu da böyle bir kitaptı işte ...

Adıma imzalı olmasa hemen takasa gidebilirdi de...


9 Mayıs 2018 Çarşamba

GÖLÜN DİBİNDEKİ EV -JOSH MALERMAN

Çeviri: Aslı Dağlı
2. Baskı 2017
182 Sayfa

Yazarın KAFES adlı kitabını 2 yıl önce okumuşum , 2 yıl önceki yorumumu kopyalayıp yapıştırın ve bu kitap için ne düşündüğümü anlayın isterim :D

Şaka şaka , hemen kitap hakkındaki fikirlerime geçiyorum .

Öncelikle kapak , baskı kalitesi harika . Hatta kapağın dokusu muhteşem ötesi .

Ve fakat bunlar bir kitap için teferruat , önemli olan ne anlattığı değil midir ?

Neticede kapağa bakmak , dokunmak yetmiyor biz okurlara.

İçerik tam olarak altta fotoğrafını koyduğum arka kapakta yazanlardan oluşmakta .

Başka da bir şey yok zannederim .

Sonu bitmiş ama bitmemiş havasında .

Bu yazarın genel tavrı bu herhalde , devamını yazmaya karar veremediğini düşünüyorum.

Devam kitapları yazmadığını da düşünürsek ne yazık ki okuru tatminden yoksun sonlarla bitmekte kitapları .

Bir dönem çok okunmuş, seveni varsa ne mutlu ona :D



3 Mayıs 2018 Perşembe

Nisan pdf, epub, çerez okumaları

Aspendos Yayınları
400 Sayfa

Aspendos Yayınları
Çeviri: Başak Bekişli
374 Sayfa


Pay Yayınevi
432 Sayfa

Yabancı Yayınevi
Çeviri:Tuba Özkat
312 Sayfa
Martı Yayınları 
Çeviri :Deniz Çakırhan
388 Sayfa



28 Nisan 2018 Cumartesi

MOR SALKIMLI EV -HALİDE EDİP ADIVAR

1. Basım 2007
18. Baskı 2016
339 Sayfa

"Çünkü insanların birbirlerine yaptıkları kötülük , tabiatın yaptığından çok daha fazladır."

"Arapları ebediyyen idaremiz altında tutabilmek gayesinden tamamen vazgeçmelidir. Türkler Arap dünyasına , Anadolu'dan çok daha fazla emek ve para sarf ettiler . O topraklarda Türk kanı döktüler fakat Araplar memleketlerini müdafaa eden Türkiye'yi istemiyordu."

Osmanlı 'nın son zamanlarını barındıran , otobiyografik olma özelliği ile ön plana çıkan Mor Salkımlı Ev'i yıllar önce okumuştum fakat sanırım lise döneminde okunan bu tür kitaplar -hele de benim gibi tarihi çok ta merak etmeyenler için- çok ilgi uyandırıcı olamayabiliyor.

Hep söylüyorum , ben tarih okumalarına çok geç başladım ne yazık ki. 

Bunu tamamen bir şeye yüklemeyi doğru bulmasam da ,  sadece sınav için önemli diye ezberletilen bütün o tarihler ile hiçbir zaman ilgi çekici bir şekilde anlatılamayan büyük olayların ya da ilgi çekici detayların bizlere verilememesini öğretmenlerimize ve sisteme yüklemekten başka çıkarım yapamıyorum.

Aile&Çevre bilinçsizliği de eklenince, notların yükselmesi için ezberlenen ve hemen ardından unutulan milyon adet yıldan başka bir şey kalmıyor elimizde tarih bilgisi adına.

Bu kitabı biraz da Osmanlı İmparatorluğu'na olan merakım için yeniden okumaya karar verdim .

Zira son dönemlerini, o dönemde yaşayanların kaleminden okuma gibi bir şansımız var.

Halide Edip'in doğumundan ,1917'ye kadar olan zamanı kapsayan bu hatıratı sanırım "aydın" ya da "yüksek" sınıfa ait yaşamın ayrıntılarını öğrenmek için bile okuyabiliriz.

Saray'da rütbeli baba, korunaklı ev , çok eşlilik , yalnızlık ....

Aslında realite bu , fakat tabii bütün bunlar Halide Edip çerçevesinden anlatılmakta.

Son kısımları , özellikle Suriye günleri daha çok ilgi çekici diye düşünüyorum.

Doğru araştırmışsam , İngilizce versiyonu ile farklılıkları varmış , eğer İngilizce'niz yeterli ise onu da okuyun.

Tarih ne tek kişiden okunarak inanılmalı, ne karşılaştırmadan savunulmalı.

Yoksa günümüz gibi hiç sevemeyeceğiniz adamları /yanlışları savunur hale gelebilirsiniz.

O sebepten körü körüne inanmaktan ziyade bol bol okumalıyız...








26 Nisan 2018 Perşembe

AŞKIN VE SAVAŞIN ŞARKISI - DINAH JEFFERIES

Çeviri:Meltem Sağlam
Orijinal Adı : The Tea Planter's Wife
1. Baskı 2016
522 Sayfa

Orijinal adı daha uygun kesinlikle kitaba .Elif'ten çerezlik kitabım kalmadı diyerek aldığım kitap kesinlikle çerez sınıflandırmasına girmemeli .

Şimdi Sri Lanka olan Seylan'da  çay yetiştiricilerinden biridir beyaz adam , kendi gibi beyaz olan bir İngiliz kadınla evlenir , sanki hikaye bir historical havasında başlasa da kitap bundan çok daha fazlasını barındırmakta.

Bu evlilikten ikiz bebekleri olur fakat biri siyahidir. Sonrasında o dönem İngiliz sömürgesi olan Sri Lanka'daki kölelerin ve işçilerin hakları , siyahilere yapılan muameleler , büyük buhran yaşanan yıllar oldukça iyi anlatılmış, bir aşk romanı edası ile arka planı oluşturmuş bile diyebilir . Ön planda Gwen ve eşinin hayatlarına dair aldıkları inanılmaz kararlar ve yaşamlarının şekillenişi. 

Bence historical denilen kitabın tam da dozunda ayarlandığı bir kitap olmuş , ne aşk , ne romantizm ne de realizm hakim kitaba , hepsinden biraz var .

Beklediğimden iyiydi kitap gerçekten.





21 Nisan 2018 Cumartesi

EN GÜZEL GÜNLERİNİ DEMEK BENSİZ YAŞADIN- CAN GÜRSES

1. Baskı 2014
229 Sayfa

"Korkma yarından .Yarının olmadığını senden iyi kim bilebilir. Yarının senin elinden var edileceğini senden iyi kim gösterebilir."

"Halbuki geçmişin öyküsü tektir. Mühim olan öyküyü kimin ağzından dinlediğimiz."

"Hangi çocuk hayatına bu kadar karışılarak , düşüncelerine bulaşılarak büyütülse , sonunda işte böyle hayata karışıp bulaşmaktan korkar. ."

"Kimse kimseyi kurtaramaz , kimse kimseye tutunarak yürüyemez .Herkes yalnız başına yürüyebilmeli."

*************
Bu kitabı ilk 4 yıl önce Kitap Sevinci'nin blogunda gördüm. Not aldım almasına ya , ancak sıra geldi , düşünün okunacaklar listemi.

Bu arada Sevinç'in linkini bıraktım ama kendisi sanıyorum bir miktar ara verdi , beni de çoook üzdü ya neyse , iyi olduğunu umarım. 

Sonra bu kitabın bitmesine 30 sayfa kala Damla'nın blogunda gördüm ,  kitabı bitirememiş olmama rağmen , nette gördüğüm en gerçek yorumlardan birini yapmış gibi hissettim .

Kendisi de bir edebiyatçı olduğundan ve aramızdaki samimiyete dayanarak,yazdıklarına güveniyor ve onun yorumlarını önemsiyorum, çok kitapta da benzer şeyler hissettiğimizi düşünüyorum.

Can Gürses'in bu kitabı için de , yakın düşüncelerimiz olduğunu görmek şaşırtmadı beni bu yüzden.

Kitabın ismi 10 numara , kapak 5 yıldız, yazar belli ki donanımlı bir kişilik .

Bu kadar şey yan yana geldiğinde zannediyorsunuz ki iyi bir şey çıkacak ortaya .

Olmuyor, onca iyi şeyi  -ilk kitabı olması sebebiyle belki de-  bir türlü kağıda dökemiyor. Dökemiyor değil belki de , gereğinden fazlasını anlatmaya çalışıyor ve hikaye bir anda aşureye dönüyor.

Halbuki aşure de severim :)

Fakat kitabı sevemiyorum, aslında kitapların konularından bahsetmem ama kısaca değineceğim bu kitapta ;

sıradan bir İstanbul aile sofrası...
 4 evlat , 1 anne ,torunlar...

Geçmiş , gelecek , bir sürü kişilik , evin içindeki eşyaların hikayeleri , iyi müzikler...

"O zaman sorun ne?" dediğinizi duyar gibiyim.

Sorun şu, kitapta her şey var ;

 12 Eylül dokundurmasından, lgtb 'ye...

Narsistlikten , artistliğe ...

Aşktan , yalnızlığa....

Diktatörlükten , siyasete ....


ve bütün bunlar 229 sayfaya sığdırılmaya çalışılıyor...

Dolayısıyla , olmuyor.

O kadar sayfaya sığmıyor bu kadar hayat, eğreti duruyor.

Zorlanmış, en iyisi yapılmaya çalışılmış ama olmamış , olamamış hissi veriyor...

Adına, kapağına , yazarına bakıp , içindeki gerçekten anlamlı bir kaç sözden etkilenen okurun çok beğenesi geliyor.

Bir türlü beğenemiyor ...