28 Nisan 2017 Cuma

SOĞUK KAZI - BİRHAN KESKİN

1. Basım 2010
5. Basım 2016
63 Sayfa

"Bir sebebi vardır , mutlaka vardır ,
Hayyıır diye uyanmamın bir rüyadan ."

*2010 Metin Altıok şiir ödülü

Seviyorum bu kadının satırlarını , memleketlim olması sadece işin bir başka güzelliği.

Yoksa tam yerine yerine kullanılan o kadar kelime , bu kadar bam telinde.

İnsan her satır için bravo der mi?

Harikasın Birhan , kalemin hiç durmasın .





26 Nisan 2017 Çarşamba

24 SAAT AÇIK KİTAPÇININ SIRRI -ROBIN SLOAN

Çeviri:Zeynep Yedierler
1.Basım 2013
295 Sayfa

"Ben Türkiye'deyken dünyaya bakışım değişti ve bu da benim tüm hayatımı etkiledi."

*Mekanik Türk: Kullanıcıların insan zekası için görevler yolladığı internet odaklı bir yazılım.

Eğer teknoloji sever, bulmacalar ile aranız iyi , kitap tutkunu biri iseniz bu macera tam sizin için .

Yazarın üstte de yazdığım alıntısı ve kitabın ismi dikkatimi daha çok vererek okumamı sağladı.

Fakat sanıyorum benimle alakalı bir sıkıntı oluştu , okurken bir türlü kendimi kaptırıp ,  bütünlük sağlayamadım.

Oysa hem teknoloji severim , hem bulmacalar çok ilgimi çeker , sanıyorum kitaplar hakkında ne düşündüğümü burada tekrar yazmama gerek yok.

Dediğim gibi bu sıkıntı benimle alakalıdır muhtemelen ama aranızda okuyanlarınız varsa , yorumlarını bekliyorum .

Keyifli kitaplar olsun , sevgili kitap severler :D

24 Nisan 2017 Pazartesi

HARAÇ -FÜRUZAN







1. Basım 2008
85 Sayfa

"Düşünmüştüm, doğruydu; çirkindim, köylüydüm.
Belki de köylülüğümden çirkindim.
Peki, köy neydi?"

***********

Füruzan bana Leylak Dalı'nın hediyesi. 

Kitap değil , yazar olarak hediyesi.

Yazılarını çoook eskiden beri sever ve takip ederdim Leylak Dalı'nın , kendisi tam bir Füruzan severdi ...

Füruzan'a bu kadar tutkun olması ilgimi çekerdi.

Haraç'tan önce 2 ya da 3 kitabını okuyup çok sevdim , ama en sevdiğim Parasız Yatılı ve 47'lilerdi .

İşte Haraç, o Parasız Yatılı'nın son öyküsü , bilmeden aldım , hatırlamadan .

Ece Ayhan'ın da dediği gibi, sanki daha önce okuduğum öykü bu değildi.

Bir Saraylı öyküsü , ama içinize oturup , yüreğinizi acıtacak bir öykü.

Özellikle Füruzan sevmeyen kalmasın diye okunsun , ama mutlaka okunsun dediklerimden.

Edebiyatımızın çok önemli  ama en sessiz prensesidir Füruzan .

Çok kişi bilmez , duymaz , okumaz .

Bazen "edebiyat severim" demek için, bazı yazarların mutlaka okunması gerektiğini düşünürsek,

aklımıza ilk elmesi gereken isimlerden biridir Füruzan.

Neden sesi çıkmaz , neden suskun kalır bu kadar bilinmez, ya da neden çok yerde görülmez?

Eğer tanışmamışsanız Türk Edebiyatında kayıptasınız .

İşte bu öyküsü , hem de 85 sayfa , alın okuyun , bakın size neler hissettirecek bu 85 sayfa .

Bazı çok hacimli kitaplarda aradığınız o etkiyi , nasıl iliklerinizde hissedeceksiniz .

 Füruzan okumamak , Türk Edebiyatı'nı biraz ıskalamaktır aslında.

Okumayan kalmasın :)


NOT: Ve son ve büyük bir teşekkür de Leylak Dalı'na gelsin , birileri sessiz de olsa yazdıklarını okuyor bilsin :D


22 Nisan 2017 Cumartesi

HİROŞİMALAR OLMASIN -OKTAY AKBAL

1. Baskı 1985
187 Sayfa

*"Babamı geri ver, anamı
Dedemi, ninemi,
kızlarımı , oğullarımı 
Geri ver
Beni geri ver
Geri ver insanlığı
Bu yaşam sürdükçe bu yaşam
Hiç bitmeyecek olan 
Barışı geri ver. "
                                     Sankichi Toga

"Bu gençler , bu çocuklar , Hiroşima cehennemini yaşamamışlar .Duysalar da , okusalar da , bir masal gibi gelmiştir onlara . Yaşlı kuşaklardaki o durgunluk yok onlarda .Yakınları , anaları , babaları , akrabaları yok mu kurbanlar arasında ? Vardır elbet , ama ölenler unutulur kısa zamanda .Yaşayan kişi , ölenle ölmez , yaşamını sürdürür unutarak ölenleri .Yaşamın yasası bu."

"Utanmak yetmez, anlamak gerek , insanlığın yalnızca teknik ilerleme olmadığını..."

********
Oktay Akbal , Hiroşima'ya giden ilk Türk gazeteciymiş, hem de 25 yıl sonra.

Kitap iki kısımdan oluşmakta, ilki;


*Hiroşimalar Olmasın 

Bu kısımda en çok etkilendiğim,


Sadako Sasaki 646 adet kağıt Turna Hikayesi.

Şimdi burada anlatmayı çok istiyorum ama anlatmayacağım , kitabı alın ve okuyun istiyorum çünkü :D

İkinci kısım ise ;

*Orta Asya'dan Baltık Kıyısına

Burada da Akbal'ın Orta Asya gezisi yer almakta , en çok etkilendiğim ise Aytmatov ile tanışıp , konuşması.

Akbal ile geç tanışmış olabilirim ama kesinlikle yola birlikte devam etmek istediğim yazarlardan .

Adını daha önce duyan varsa beri gelsin, niye hiç tanımıyoruz , duymuyoruz bu isimleri biz ?


19 Nisan 2017 Çarşamba

PULBİBER MAHALLESİ - DİDEM MADAK

1. Basım 2007
7. Basım 2015
113 Sayfa

"Karanlık sokaklardan biraz korkuyorum 
Ama korkmuyorum da esasında.
Pardon diyorum ayağıma bastığında dünya."

"Acı yok bizim mahallede sanki hiç olmamış 
Yalnız şarkılara biraz fazla pulbiber atıyorlar."

"Saçma bir kadın , anlaşılmaz 
Ama iyidir saçmalamak , dostlarını satmaktan
İyidir aldanmak, yalandan."

"Bir gün gelecek hiç ağlamayacaksın
Yüzün çatlayacak susuzluktan , şeytanın çatlamayacak 
Bilecek ve söylemeyeceksin!"

*************

Madak'ın kısa ömrüne sığdırdığı 3 kitabından sonuncusuydu bu benim için. 

Ve sanırım en çok beğendiğim satırlara sahip olanı.

Şiir severler kaçırmasın.


17 Nisan 2017 Pazartesi

LEVANA- MARISSA MEYER






Çeviri:Beril TÜCCARBAŞIOĞLU UĞUR
1. Basım 2016
2. Basım 2016
215 Sayfa



Bir Ay Günlüğü Kitabı 4

Levena karakterini anlatan bir ara kitap , son kitaptan 1-2 

bölüm de eklemişler.

Yani Levana kısmı 168 sayfa , diğer sayfaları Winter'a giriş.

Öyle yani :(

.

14 Nisan 2017 Cuma

SAKIN ORAYA GİTME -YEKTA KOPAN

1. Basım 2016
131 Sayfa

Alıştığımız ya da daha önce okuduğumuz hikayelerinden farklı geldi bana.

Biraz sert , biraz yeraltı hikayeleri sanki.

Yine de sevilesi.

Yekta Kopan hikayeleri okutuyor kendini.

12 Öykü var kitapta.

Çok sevdiklerim de daha az sevdiklerim de var içlerinde .

Bir de DAMLA gönderdi ki değmeyin keyfime  :)

************
SAMODEY
*Yeri gelmişken söyleyeyim anne , ben hayvanlara masal anlatmaktan daha iyi bir şey yapmadım ömrüm boyunca.

*Bu coğrafyanın bütün anneleri unutmayı mı öğrettiler evlatlarına.

BİSİKLET
*Kahveyi karıştırırken ağlamak geldi içimden .Ağlarsam kahve taşacaktı .Tuttum kendimi.

*GİZLİ BAHÇE
Özgürlüğü tümüyle elinden alınmış olmasına karşın hala tanıdığım en mutlu , en  sevecen, en gökkuşağı yürekli kadındı.



13 Nisan 2017 Perşembe

ON KÜÇÜK NEFES -K.A.TUCKER






Çeviri:Belgin Selen HAKTANIR
273 Sayfa

"On küçük nefes.İçinde tut.Hisset.Sev."

Öncelikle kitabı okuma nedenlerimden biri, belki de en önemlisi kapaktaki Ursula K. Le Guin garantisi.

E kitap okuma nedenim de sanırım kitabın elimde olamaması :D

İyi ile kötü arasındaki çizgi bu kadar ince olmamalı dedirten bir hikaye var kitapta.

Sanırım kitabın sonunu sevmediğimi söylememe gerek yok.

Ben ki Polyanna olmaya aday, pozitivizmin bile cılkını çıkarabilen biriyim;
 bana bile bu kadar da olmaz dedirtti.

Ama olur mu , olur , belki de sadece kitaplarda ama neden olmasın.

Şimdi bu üstü kapalı cümlelerimden tek çıkarım yapabilecek olanlar , kitabı okuyanlar biliyorum.

Yine de biraz daha açık yazarsam sanırım spoiler olacak .

Ve ben sizin yerinizde olsam , burada bu kitap için yazan arkadaştan daha fazla anlatmasını istemezdim.

Okuyanlar yorumda yazarsa fikirlerini , dikkate değer bulacağım :D

Son olarak şunu söylemek istiyorum ki , sonuna kadar oldukça iyiydi :D

Sonu olmasa 10 numara 5 yıldız bile olabilirdi :D






10 Nisan 2017 Pazartesi

ALİ İLE RAMAZAN -PERİHAN MAĞDEN





1. Basım 2010
162 Sayfa

"Sen benim hayatımdaki tek temiz şeydin Ali."


Ali ile Ramazan bir gerçek yaşam kitabı.

Bir 3. sayfa gazete haberi.

Daha doğrusu 3. sayfa haberine konu olmuş kişilerin kurgusal hikayesi.

Harman olmuş ikili ilişkiler , büyütülemeyen kimsesiz çocuklar, büyüse de insan olmayan ama yetki verilmiş elemanlar .

Ülkemin acı gerçekleri.

İyi yazar yazınca , okunmalı .

Önyargılarını yenememiş arkadaşların okuması da anlaması da beklenmemeli .

Çok ağır , çok acı.

Bildiğin yıkıcı.





8 Nisan 2017 Cumartesi

BENİM UZAK YILDIZIM -AMIE KAUFMAN &MEGAN SPOONERS

Çeviri:Ebru SÜRMELİ
1.Basım 2015
519 Sayfa


"İnsan sonunda kendini bekleyen şeyi bilerek, nasıl tekrar yaşar?

Şimdi bu kitap Kerem'in değilse, elime takas yoluyla geçmiştir :D

Bir takas yapıyorum , farklı kitaplara şans tanıyorum, okuma hızımı arttırıp , yeni dünyalara yelken açıyorum etkinliği kapsamında okunmuştur , eğlendirmiştir de üstelik.

Malum bu kitaplardan en büyük beklentim , okuma hızımı canlandırması.

Üstüne sevmişsem ballı lokma tatlısı , hadi bakalım hayırlısı oluyor.

Tabii bu kitapları edebi değer bakımından çok fazla didiklemiyoruz.

Gençlerin bu tip kitaplar okumalarına da bik bik etmiyorsunuz değil mi , kendini genç hissedenler? :D

Gelelim kitabımıza ;
 şöyle uzay yolu üçten ya da beşten, ne idiğü belirsiz bir gezene düşen , iki cinsin kaçınılmaz yaşayabilirlikleri anlatılmakta.

Bu tip kitaplarda olan atışmaları , söz oyunlarını ve genç heyecanları da sevdiğimi ve bu kitapta karşılaşmanızın muhtemel olduğunu söylemek yanlış olmaz.

O halde keyifli okumalarınız olsun :)


6 Nisan 2017 Perşembe

ŞİİRLER-CAHİT ZARİFOĞLU

17. Baskı
519 Sayfa


Zarifoğlu'ndan Oğlum'un edebiyat öğretmeni sayesinde haberim oldu.

Ne acı değil mi, oysa kendisinin sözleri sosyal medyada epey ünlüymüş(!).

Kerem kitabı alınca ve mevzu şiir olunca önce ben okudum.

Kitapta; yayımlanmış bütün şiirleri var .

İlk şiirleri 2. yeni sınıfına dahil edilmiş ve ben 2. yenicileri pek severmiştim ama Zarifoğlu'nu anlamam çok mümkün olmadı, zaten genel olarak ta herhangi bir akıma dahil edilememiş şair..

Sosyal medyada "İslamist Şair" diye tanımlanmış olsa da , ben şiirlerinde o etkiyi oldukça az gördüm.

Dediğim gibi , benim görememiş olmam da olası.

Şiirlerinin kapalı anlamlı olduğu da yazılmış olmasına rağmen benim açıkça görebildiğim genel olarak şiirlerinde cinsel çağrışımlar olduğu.

Yine sosyal medyada "çok yalnızdı , yalnızlığı çok severdi , insanlardan uzak dururdu,çok mütaasıptı" , diye bahsi geçen şairin Avrupa Turlarına katılmasından ve eşinin röportajlarındaki ifadesinden 
o kadar yalnızlıktan hoşlanmadığını , çevresinde insanlar olmasını sevdiğini ve moderne yakın görüşlere sahip olduğu anlaşılmakta.


Bir yazara , kitaba değer biçerken okumamışsam konuşmam , okumamış arkadaşlar lütfen alıntılarına bakarak karar vermesin , bir zahmet okusun istiyorum .

Sonra   bir "Madonna " hikayesi ile daha karşılaşıveriririz .

Not: Sadece Zarifoğlu için değil , sosyal medyada adı geçen , alıntılar paylaşılan bazı yazarların biraz fazlaca abartıldığını , cımbızlanmış bir kaç alıntısı ile değer gördüğünü, genel olarak yapıtlarının okunmadığını düşünüyorum.

*Tezer Özlü'nün melankolik değil depresif yapısını, Frida Kahlo'nun sosyalist değil emperyalist yaşam tarzını anlamak kitaplarını okumakla mümkün çünkü.


Aşağıda 500 sayfadan dikkatimi çeken satırlar olacak...
***********



"*Kartal Ölüsü
Tabutunuz 
Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor
Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim.

*Çağın Küçük Bulanığı
....Ah şu yalnızlık
Kemik gibi
Ne yanına dönsen batar.

*Anılar 
ne çok dostun var
Hatırladık Kaldırımlar'ı
Tek dostumuzdu
Hani çocuktuk ve sevdalı




4 Nisan 2017 Salı

GİZLİ BAHÇE -KANG Yİ-EUL

Çeviri:Derya SON
2. Baskı 2016
280 Sayfa

Senaristliğini Kim Eun-sook'un yaptığı , Korean Dramalar içinde beğeni seviyesi çok üst sıralarda olan Secret Garden'ın kitap hali.

Diziyi sevmiştim çünkü Hyun Bin var.

Onun dışında tek diyebileceğim eh işte.

Çok daha iyi Kore dizileri izlemişliğim var.

Bir tane söyle derseniz Descent of the Sun , derim.

Ama bu , yani...

Anladınız siz onu.

Kitap için de eh işte ile idare eder arası bir yer koptu gönlümden .

Çok kolay okunmasında en önemli etken boş sayfa sayısı , bakmayın 280 olduğuna numarasının , toplasan 180 sayfa belki :D 

Yine de hızlı okunuyor ve diziyi izleyenler için tekrar mahiyetinde bir kitap.

Yeğene teşekkür eder, daha çok kitap tırtıklamayı dilerim :D

2 Nisan 2017 Pazar

BİR DELİLER EVİNİN YALAN YANLIŞ ANLATILAN KISA TARİHİ-AYFER TUNÇ

1. Basım 2009
464 Sayfa 


Ben bu kitabı daha önce  okudum , ama herhalde blog açmadan önceye denk düştü ki arattığımda bulamadım :(

O sebepten önceki yorumumu paylaşamıyorum.

Geçen yıl taşınma aşamasında , bu kitabın kitaplığımda olmadığını görüp çok üzülmüş ;
" Ayfer Tunç kitaplarının tamamını kitaplığımda isterim"
 diye bas bas bağırmayı , ufak çaplı titremeler eşliğinde hafif bir sinir krizi geçirmeyi tasarlarken , 
"lan yenisini alsam ya" , diye düşünüp , bütün bu eylemlerin gereksizliğine hükmetmiştim.

Evet kitabı okuduysanız , yukarıdaki cümlede hafif bir esinlenme hali görmeniz mümkün :D

Kitabı tekrar edinince , kitaplığıma koyduğum kitaplar mutlaka okunmuş olacak  obsesifliği ile yeniden okumak şart olmuştu.

Neyse efem , ben Ayfer Tunç severim , hatta çok severim .

Ama bu kitabını da pek bir ayrı severim.

Bir kere 464 sayfanın her satırında uyanık olacaksınız , öyle yok modum düşüktü,yok dalgınlığıma denk geldi, yok dinlendirsin diye okuyamazsınız bu kitabı.

Sanal alemde biri Cem Yılmaz gösterilerine benzetmişti.

"Her dakikasında tetikte olmalısınız , yoksa şakanın kahramanı siz oluverirsiniz ."

Güzel bir benzetme , bu kitap için kesinlikle uygun.

Kitabı bir kenara koyup tekrar elinize alma şansınız yokmuş gibi okuyorsunuz.

300 küsur karakterin ; kim, kiminle , nerede , nasıl olduğunu başka türlü idrak etmek bir hayli zor çünkü .

Bu fevkalade beyin yakıcı olaylar örgüsünün  her satırını severek , bazen sosyal mesajlarını , bazen toplumsal bildirilerini, çoğu mahallenizde karşılaşabileceğiniz karakterleri ve onların aşina olduğunuz hikayelerini okuyorsunuz  .

Harika .

Okumayan kalmasın dediklerimden biri daha :)