3 Haziran 2016 Cuma

56-EĞRETİ GELİNLER -ŞÜKRAN KOZALI

1. Basım 2004
6. Basım 2005
269 Sayfa

"Osmanlı zor günlerini yaşıyor biliyor musun.Fukaralık , isyanlar , fuhuş artıyor, zaptiyeler acımasız ve din baskısı dayanılmaz, jurnal mektuplarını odalar almıyor.Batağa düşmüş insan yürüyemez , düşünemez halde .Hiç bir zaman düşünme fırsatı verilmemiş ki halka ."

"Zaman kimi zaman gizler saklar, kimi zaman ortaya döker sırları .Sevdiğinizi bekliyorsanız zamana bırakırsınız . O da rastlantıları kibrit alevi gibi kullanır.Yaşlanıp göçer üzerimize .Yaşadıklarımız , yaşayamadıklarımız , yaşamak istediklerimiz , 'olsa olsa' larımızla zaman her şeyi yüklenir.O, küçük bir evrendir kutusunda .Gönlü isterse insanlara armağanlar dağıtır, istemezse cimriliği tutar, rastlantıları kılıcıyla keser."

"Hayatın önüne doğru , silinip yaşlanarak , taşıdığım yüklerin altında hafiflemek için ruhumu gömeceğim bir balçık bulmuştum ama ! Yazamadım desem yeridir .Kalabalığa karışmaya , ormana kaçmaya , televizyonun muhteşem krallığına kul olmaya gerek yok .İnsan , durduğu ve aradığı yerde bile kendi kirini , tozunu ve buharını göremez hale gelebiliyor..."

"Acılarla yaşamak , ölümle tanışmak için doğmuyor muyuz?Bir parça da umut tutuşturulmuş elimize..."
**********************

Türkiye'de yaşanan gerçekler , kabul edilsin ya da edilmesin fark etmez .

Eğreti gelinler , zengin ailelerin erkek çocuklarına , evlenene kadar kullanım ömrü olan, bir nevi oyuncak niyetine aldıkları  kadınlar.

Yok efendim çocukları sağlıklı bir evlilik yaşamına hazırlıyormuşlar da , yok dini olarak ta bilgilendiriliyorlarmış . 

Hiç bir hak verilmeden , sırf maddi güce dayalı bir insanlık suçu.


Bu ülkede kadının adı yok , her şeyin var ama kadının yok ...
Her gün bir kadın cinayetinin , tecavüzün yaşandığı , tacizin artık neredeyse normal kabul edildiği ülkemin, bu hale gelmesine vesile olan şeylerden biri daha.

Kadın , her türlü şekilde ezilmiş , hor kullanılmış ve ne yazık ki hiç bir şekilde kıymeti bilinememiş.

Bu kadar yazıyorum çünkü gerçekten ülkede kadın olarak adım atmak bile suç olacak yakında.

"Hamileysen dışarıda gezemezsin" , 

"kahkaha atamazsın" , 

"mini etek giymişse tecavüz edilir " 

bu beyanları nasıl sindirdik !

Nasıl yeri göğü inletip , ortalığı ayağa kaldırmadık...

Hemen söylüyorum , o erkekleri biz yetiştirdik , evet evet tam olarak biz kadınların yetiştirdikleri yapıyor kadınlara bunları .

Gelelim kitaba , yoksa sayfalarca yazabilirim bu konuda,

kitap; Şükran Hanım'ın kendi aile içerisinde böyle bir durumun yaşandığından haberdar olmasıyla yazılmış.

Aslında daha yalın yazılmış olsa çok daha etkili olacak , hatta mutlaka okuyun diyeceğim kitaplardan olabilirdi.

Fakat hayalle , kurguyla , gerçekle harmanlanmış , anlatıcı değişiminin çok belirgin ayrımının yapılamadığı bölümlerden oluşmuş hikayeyi okumak , anlamak zor .
.En ufak bir dikkat dağılmasında , mevzudan kopuveriyor okuyucu.

Keşke daha vurucu hikaye edilebilseydi.


Filmi de çekilmiş , henüz izlemedim ama sosyal medyada kitabından iyi filmler arasında yer almış .





26 yorum:

  1. Ben filmini izleyip kitabını okumayanlardanım. Pardon yanlış oldu bir kitap uyarlaması olduğunu bile bilmiyordum. Ama sen böyle yorumladığına göre okumasam da olur gibi....

    Ayrıca bende bir mimin var. Mevzu haikayelerle ilgili olunca aklıma sen ve bloğun geldi. Uygun olur diye düşündüm. Cevaplamak istersen;
    http://www.nabrut.com/2016/06/tikandibabahikayesi.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nabrut Fıdıllıoğlu,
      ay çok teşekkür ediyorum , biraz geç oldu sınavlardan ötürü ama hatrına gelmek bile güzel :D yaptım bile :D

      Sil
  2. Bu ülkede ve bizim gibi birçok ülkede (afganistan, ırak, iran, suriye vb.) kadın sadece erkeğin kemiğinden yaratılmış ona hizmet etmek için yaşayan bir "yaşam formu".

    İstediğin zaman dövebileceğin, gece yatakta, gündüz mutfakta sana hizmet edecek, sadece ve sadece senin dediklerini yapmakla yükümlü bir "varlık".

    Ben kendimi son günlerde "cidden ufacık bir çevrede yaşıyoruz" derken yakalıyorum. Çünkü çalıştığım şirketin bir sokak gerisine bile gittiğimde yolda yürüyemiyorum. Sözlü tacizler derhal başlıyor, güpegündüz uluorta yerde. Ve bu tacizlerin "suçlusu" benim, diz kapağımdan aşağısını gösterdiğim için tüm bunları "hakeden" benim.

    Koskoca bir toplum hem de senin dediğin gibi kadını-erkeği biraraya gelmiş birşeyler diretiyorlar. Öyle giyinirsen tacizi de tecavüzü de hakedersin diyorlar, kahkaha atıp dikkat çekersen girdiğimiz günahın sorumlusu sadece sensin diyorlar ve biz yaşadığımız "küçük, küçücük çevrede" kalabilmek için kulak arkası ediyoruz olanları.

    Sokağa çıkıp bağırmıyoruz, örgütlenip sosyal çalışmalar yapmıyoruz. Çok sorguluyorum son günlerde bunu, neden sadece başta kendim olmak üzere kadınlar için üzülüp duruyorum da harekete geçmiyorum diye. Cevabım genelde benzer, kime neye nasıl başvuracağımı nereden başlayacağımı başlasam da çevremdekilere nasıl güveneceğimi bilemiyorum.

    Bir gün olurda bulursam bu soruların cevaplarını benim gibi düşünenlerin ulaşabilmesi için sesimi yükselteceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kiraz Çiçeği,
      umarım uygun bir platform bulur ve bizimle de paylaşırsın , geçi şu anda ciddi endişe içindeyim ben , dışarı çıkmak bile istemiyorum o kadar üzüntü verici görüntüler , :(

      Sil
  3. Filmini seyredenlerdenim bende...
    Can yakıcı bir konu maalesef...
    Film iyiydi, şimdi sen söyleyinceye kadar kitap uyarlaması olduğunu bilmiyordum :/
    Anlatım diliyle ilgili söylemlerinden sonra kitabını okumam çok zor...
    Karmaşık dilli kitapları okuyamıyorum maalesef...

    Yorumuna sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oytunla Hayat,
      teşekkür ederim ki , yalnız bırakmadığın için , filmi hala izleyemedim ama izleneceklerim arasında :D

      Sil
  4. Filmi güzeldi ama bende kitabı olduğunu bilmiyordum. Kadın konusunda yazdıklarınıza katılıyorum da ne çare:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gül Akça,
      ah çaresiz kalınan noktadayız gerçekten , bir de en kötüsü şu , ben her geçen gün umudumu kaybediyorum , çünkü bir milim bile gelişme görmüyorum aksine hep geriye dönüyor çarklar :((

      Sil
  5. İnsanın içini acıtan konu ....
    Ama sanırım bu yorumdan sonra kitabı okumam da pek iyi olmaz ... zira kafa dağınıklığı içindeyim ...
    Teşekkürler bilgilendirme için ...
    Sevgiler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. didemika bir deli bir dolu,
      yok yok kesinlikle bu kitabı okuma , daha kafa dağıtan cinsleri var :D

      Sil
  6. Kitaptan belli başlı öğeler filme uyarlanmış. Filmdeki ince mesajlar ve çekilen mekanlar harika. Kitapta da bir dönemin gerçekliği acı bir şekilde göz önüne seriliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cafe Tigris,
      kesinlikle öyle , ben filmi izlemediğim için kıyas yapamadım zaten . Kitapta dönemin gerçekliği var , yalnız anlatımda ya da aslında anlayış kısmında bir sıkıntı yaşadım ben , belki de zamanı değildi benim için , tek seferde bırakacağımı düşünmüyorum ama :D sevgiler

      Sil
  7. Oooof of. ..Bu ülke Cumhuriyetle birlikte on adım ileri gitmişti, son 15 yılda 1000 adım geri gitti. Gitmeye de devam ediyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. burcuuuk,
      muasır medeniyetin tek dişi bile kalmadı yahu :((

      Sil
  8. Nasıl insan olunur eğitimi almamız lazım acilen. Yoksa tek tek, kadın hakları, hayvan hakları, engelli hakları, doga bilinci vb. düzeltemeye dünyanın ömrü yetmeyecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abdullah ÖZER,
      kesinlikle haklısınız , fakat kadınları eğittiğinizde göreceksiniz ki pek çok hak kendiliğinden gelecek zaten , çünkü iyi anneler , iyi erkekler yetiştirecek , ve evet ne yazık ki dünya iyiye gitmiyor:(

      Sil
  9. Ben de sadece filmini izleyenlerdenim:) Filmi de başarılı bulmuştum.Kitabı olduğunu da bilmiyordum açıkçası :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha Mutlu Yaşam,
      ben daha izleyemedim ya :(

      Sil
  10. Eylem! Ne güzel de yazmışsın, ifade etmişsin, işaretlerin dank dank! Yaa her geçen gün haberler bir taraftan bir de kadınların başına gelenler... kitabini da filmi de bilmiyorum, en azından filmi izlemek isterim, teşekkürler 😉

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kore Fenomeni,
      gerçekten mi , ay böyle yorumlar ile acayip mutlu oluyorum çünkü anlatmak istediklerimi yazıya tam geçiremiyorum gibi hissediyorum :(

      Sil
    2. Gerçek tabiii.... şu an üzerime toprak attın gömdün yani, öleyim ben =(

      Sil
    3. :D yok la niye yapayım öyle bir şey :D

      Sil
  11. Filmini izleyecektik... Benden önce izlersen, yorumlarına açığım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. KAğıt Salıncak,
      ya ama böyle söyleyince , ayrılığımızın üzerinden iki gün geçmeden ağlamaya başlayacağım ama yaaa:( temam gerçi beğenilerimiz tutmuyor ama olsun ki farklı bakmak mühim :)

      Sil
  12. osmanlı zamanında sarayda yaşamak nasıldı acaba yaaa keyifli olmalı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deeptone,
      hiç öyle düşünmüyorum deep, ne olarak yaşayacağına bağlı olarak sonucun değişeceğini düşünüyorum . Uzun mevzu bu keşke burada sana uzun uzun anlatabilsem ama :D

      Sil